(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının kredi kartı borcunu ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından davanın davacı vekilleri olarak avukatlar Avni Aksu, Neşe Özkürklü ve Yasemin Mescil adları yazılarak önce Ticaret Mahkemesinde açıldığı, akabinde davacı vekili olarak avukat Şerdil Dara'nın 17.6.2003 tarihinde vekaletnamesini verdiğini, Ticaret Mahkemesince 1.10.2003 tarihli görevsizliğe dair kararın avukat Serdil Kara tarafından 31.3.2004 tarihinde kalemde tebellüğ edildiği ve adı geçen avukatın 31.3.2004 tarihli dilekçesi ile dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesini istediği, Tüketici Mahkemesinin duruşma gününü bildirir tebligatının avukat Avni Aksu'ya tebliğe çıkarıldığı, ancak tebliğ edilemediği, 15.2.2005 tarihli duruşmada davacı vekili avukat Avni Aksu'ya gönderilen tebligatın bila tebliğ döndüğü duruşma tutanağına geçirilerek dosyanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı ve bilahare davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Her şeyden önce, dava dosyasına daha önce vekaletname sunmasına rağmen avukat Avni Aksu'ya çıkarılan tebligatların taşındığı için tebliğ edilemediği ve avukat Şerdil Dara'nın daha sonra vekaletname sunarak adresini bildirdiği ve dava dosyasının tüketici mahkemesine gönderilmesini istediği göz önüne alınarak, tüketici mahkemesince duruşma günün bildirir tebligatın avukat Şerdil Dara adına tebliğe çıkarılması gerekir. Öte yandan, tüketici mahkemesince avukat Avni Aksu adına duruşma gününü bildirir tebligatın tebliğ edilmeksizin iade edildiği mahkemece saptanmış olup, davacı tarafın duruşma gün ve saatinden haberdar olmadığı bu şekilde belirlendiğinden 15.2.2005 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına ve bilahare davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi de doğru bulunmamıştır. Mahkemece değinilen bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 12.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy