(1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, baba bir kardeş olduğu davalıların ve kendisinin altsoy bırakmadan 27.7.2002 tarihinde vefat eden Şerife Yener'in mirasçısı olduklarını, Şerife'nin 20.5.2002 günlü belge ile tüm mal varlığını davalılara bağışladığını, oysa Şerife'nin fiil ehliyetinin bulunmadığını, belgenin Şerife'nin ölümünden kısa bir süre önce düzenlenmesine rağmen sonraki bir tarihin yazıldığını, belgenin Şerife'nin gerçek iradesini yansıtmadığını ileri sürerek 20.5.2002 günlü belgenin iptalini istemiştir.
Davalılar, belgenin iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığını, taşınmazların tapusuz olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- HUMK. nun 45. maddesi aynı mahkemede yürütmekte olan davalar aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir hükmünü içermekte olup aynı maddenin 3. fıkrasında, davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır hükmü bulunmaktadır. Eldeki davada davacı aynı zamanda muris Şerife'nin fiil ehliyetinin de bulunmadığını iddia etmektedir. İncelenen Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/114 esas sayılı dava dosyası ile eldeki dosyanın davacı ile davalılarının aynı kişiler olduğu ve davacının fiil ehliyetsizliğine de dayanarak muris Şerife Yener tarafından düzenlenen 23.7.2002 tarihli belgenin iptalini istediği anlaşılmaktadır. Eldeki davadaki belgenin tarihi ile az yukarıda anılan dava dosyasındaki iptali talep edilen belgenin tarihlerinin birbirlerine yakınlığı ve her iki davada da muris Şerife'nin fiil ehliyetinin bulunmadığı iddia edildiğinden, iki dava arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu ve bir dosyada verilecek hükmün diğerini etkileyebilecek nitelikte olduğunun kabulü zorunludur. Bu itibarla az yukarıda anılan dava ile eldeki davanın birleştirilerek yargılamanın sürdürülmesi gereklidir. Mahkemece, her iki dava dosyasının birleştirilerek yargılamanın devam ettirilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca davalıların diğer itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy