(818 S. K. m. 356, 357)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının müteahhit olduğu binadan aldığı 8 nolu dairenin 17.8.1999 depreminde ağır derecede hasar gördüğünü, binanın zemindeki taşıyıcı kolonlarının tamamının çatladığını, kiriş ve bağlantı kolonlarının çatladığını, inşaatın projeye aykırı yapıldığını, fazla hakları saklı kalarak, dairenin rayiç değeri olan 16.000.000.000 TL. nın 17.8.1999 tarihinden faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu binada projeye aykırılık olduğunu, bu aykırılığın merdiven koridoru gibi ortak yerlerin dairelere ilavesi, dükkanların ortak yerlerin ilaveleri ile daha büyük hale getirilmesi olduğunu, bu aykırılıkların deprem sebebiyle hasara yol açmasının mümkün olmadığını, binanın hasarlı hale gelmesinin sebebinin zeminin bataklık olmasından kaynaklandığını, sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davaya konu dairenin tamir ve badana masrafı olan 150.000.000 TL. nin dava tarihinden faizi ile tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı dairenin 17.8.1999 depreminde hasar görmüş olması nedeniyle oturulamayacak durumda olduğunu ileri sürerek binanın rayiç değeri olan 16.000.000.000 TL için istemde bulunarak eldeki davaya açmıştır. Davasını da Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesine yaptırdığı delil tespit niteliğindeki keşif sonucu verilen 19.9.1999 tarihli raporunda dayandırmıştır. Bu raporda davaya konu 8 nolu dairenin 17 Ağustos 1999 tarihindeki depremde fevkalade olumsuz etkilendiği, taşıyıcı elemanlar olan kolon ve kirişlerde çatlaklar oluştuğu belirtilmiştir. Yargılama sırasında yeniden keşif yapılmış, 4.12.2000 tarihli bilirkişi kurulundan rapor aldırılmış, bilirkişiler binadaki ve dairedeki hasarın nedeninin zemin incelemesindeki değerin yanlış verilmesinden kaynaklandığını, projelendirme ve imalatında bir kasıt ve kusur bulunmadığını, güçlendirme projesi uygulandığı takdirde binanın yeni deprem yönetmeliğine uygun hale gelip emniyetli yapı özelliğine kavuşacağını, raporlarında belirtmişler, itiraz üzerine 11.11.2002 tarihli ikinci bilirkişi raporu alınmış, bilirkişiler bina ve dairenin depremde hasar gördüğünü, bu hali ile kullanılamaz duruma geldiğini, binanın projeye uygun yapılmamasından dolayı hasar gördüğü, binanın tasarım ve yapımı sırasındaki kusurlardan ileri geldiği, onaylı projesine göre mimari değişiklikler yapıldığı, hasarın taşıyıcı sistemi oluşturan kolon ve perdelerin kesit boyutlarında ve donatılarda azalmalar yapılmasından kaynaklandığı, binanın orta hasarlı olup, oturulmasının emniyetli olmadığı, takviye projesi çok maliyetli olduğundan hasarlı binanın yerine yeni bina yapılmasının isabetli olacağı, hasarın zemin taşıma gücünden ziyade inşaat ve uygulama hatalarından kaynaklandığını belirtmişler, raporlar arasında farklılık nedeniyle 2.6.2003 tarihinde üçüncü bilirkişi raporu alınmış, bu raporda yapısal hasarın daha ziyade binanın giriş katında yoğunlaştığı, yapısal olmayan duvar hasarlarının giriş katı ve ilk iki katta olduğu, 3. katta 8 nolu dairede yapısal herhangi bir hasarın bulunmadığı, bazı kiriş duvar birleşim yerlerinde yatay, pencere parapetleri ile duvarın birleştiği köşelerde hafif kılcal çatlakların olduğu tespit edilmiş, dava konusu dairenin bina genelinde yapılacak olan onarım ve güçlendirme hariç oturulacak duruma getirilmesinin, deprem nedeniyle meydana gelen yapısal olmayan ve kılcal çatlakların alçı ve tamir yapılıp, badana yapılması ile mümkün olup, onarım ve güçlendirme haricinde alçı tamiri ve badana yapıldığında dairede oturulacak duruma geleceğini bunun içinde masrafın 150.000.000 TL olduğunu raporunda belirtmiştir. Hem 19.9.1999 tarihli raporda hem de yargılama sırasında mahkemece alınan bilirkişi raporlarında deprem nedeniyle binanın hasar gördüğünü ve binanın onarım ve güçlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Mahkemece son bilirkişi raporuna itibar edilerek sadece dairedeki kılcal çatlakların kapatılması için tamir ve badana bedeline hükmedilmiştir. Oysa az yukarıda açıklandığı üzere binanın güçlendirilmesinden bahsedildiğine göre oluşturulacak bilirkişi kurulundan binanın güçlendirilme bedelinin belirlenmesi ve belirlenecek bu miktardan davacı dairesine isabet edecek miktarın belirlenerek buna hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu sadece çatlakların kapatılması için tamir ve badana giderine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy