(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı kredi kartı borcunu ödemediği için davalı bankanın kredisi aleyhine icra takibi yaptığını, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için müracaat ettiğini, ancak davalı bankanın ödeme planının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek borcunun tespitini istemiştir.
Mahkemece 4822 sayılı yasanın icra takibi kesinleştikten sonra yürürlüğe girdiğini, davacının icra müdürlüğüne başvurarak borcunun yeniden hesaplanmasını isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödememesi nedeniyle davalı bankaca davacı aleyhine 5.4.2001 tarihli icra takibiyle takip yapıldığı, takibin kesinleşmesinden sonra 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği ve davacının 4822 sayılı yasa ile tanınan yasal sürede 21.3.2003 tarihinde 4822 sayılı yasadan yararlanmak için davalı bankaya müracaat ettiği ve akabinde davalının ödeme planının yasaya uygun olmadığı iddiasıyla bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı 4822 sayılı yasa uyarınca kendisine verilen yasal sürede gerek alacaklı bankaya ve gerekse icra takibi var ise icra müdürlüğüne müracaat etme hakkına sahip olup, doğrudan icra müdürlüğüne müracaat etmesi zorunlu değildir. Bir başka deyişle, aleyhine icra takibi yapılan kredi kartı borçlusunun icra müdürlüğüne veya alacaklı bankaya süresinde müracatta bulunma hak ve yetkisi vardır. Borçlu davacı, banka veya icra müdürlüğünün birisine müracaat ettiği taktirde bu yeterlidir. İcra müdürlüğü veya banka tarafından hazırlanan ödeme planının yasaya aykırı olduğu iddiası ile de Tüketici Mahkemesinde dava açabilir. Davacı, olayda davalı bankaya yasal sürede müracaat etmiş olup, eldeki davaya açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy