(818 S. K. m. 202, 203)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, üzerinde iki katlı ev bulunan 412 m2'lik taşınmazı davalılardan satın aldığını, ancak 18.9.1999 tarihinde meydana gelen depremde binanın orta derecede hasar gördüğünün gizlendiğini ileri sürerek, 12.000.000.000 TL olarak tespit edilen güçlendirme bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, Gülsüm Can binanın hasarlı olmadığını, davacının görüp inceleyerek düşük bir bedel ile satın aldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya satılan binanın depremde orta derecede hasarlanmasına rağmen bu durumun gizlendiği, olayı sonradan belediyenin uyarısı ile öğrenen davalının bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan Gülsüm Can tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, dava ayıplı satım nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 44 pafta 4449 parselde kayıtlı 412 m2'lik taşınmazın tarla vasfında 29.11.2001 tarihinde davacıya satıldığı, ancak taşınmaz üzerinde dava konusu iki katlı bina bulunduğu anlaşılmakta olup, davacı Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremde binanın hasarlandığı halde bunun gizlendiğini ileri sürerek, iyileştirme bedeli istemektedir. Yapım tarihi anlaşılamayan binaya ilişkin ruhsat ve iskan izni bulunmadığı gibi bu hususta davalının bir tekeffülü de yoktur. Taşınmazın bulunduğu bölgede 1999 yılı Ağustos ayında önemli bir deprem meydana geldiği herkesçe bilinen bir gerçektir. Deprem sonrası bu nitelikte bir taşınmaz satın alanın asgari özeni göstererek taşınmazın iskana elverişli olup olmadığını araştırması gerekir. Binada depremle oluşan bir hasar olduğu ve bunun davalı tarafından gizlendiğine ilişkin delilde bulunmamaktadır. Davacının dayandığı belediye görevlilerince düzenlenen orta hasarlı binalar kapsamına alınmasıyla ilgili belgelerin dayanağı da gösterilmiş değildir. Kaldı ki, ayıplara karşı tekeffül koşullarının gerçekleşmesi durumunda B.K.nun 202 ve 203. maddeleri alıcıya tanıdığı seçimlik hakları sınırlamış olup, bunlar arasında satılanın iyileştirilmesi veya binanın güçlendirilmesi gibi bir seçimlik hak yoktur. Yukarıda belirtildiği gibi, satıcı ayrıca bu hususu tekeffül etmiş de değildir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, davalı tarafından kabul edilmeyen tespit bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı Gülsüm Can yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy