(3813 S. K. m. 10, 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Haluk Burcuoğlu ile davalı vekili avukat Yılmaz Savaşer gelmiş, diğer davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Gençlerbirliği Spor Kulübü ile aralarında 14.12.2003 tarihinde özel hukuk alanında bir sözleşme düzenlediklerini, adı geçen davalının bu sözleşmeye dayanarak adliye mahkemelerine başvurup talepte bulunması gerekirken görev ve yetkisi bulunmayan diğer davalı Türkiye Futbol Federasyonu'na başvurarak tazminat talebinde bulunduğunu, Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nun kendilerinin göreve ilişkin itirazlarını dikkate almayarak 1.000.000 Euro cezai şartın tahsiline karar verdiğini, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kuruluna yaptığı itirazın da sonuçsuz kaldığını, oysaki yürürlükteki mevzuata göre Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulunun futbolcu ile spor kulüpleri arasında yapılan tek tip sözleşmeler dışında kalan ve özel hukuk alanında düzenlenmiş bulunan sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklara bakmaya yetkisinin bulunmadığını, bu yöndeki Tahkim Kurulu Kararının da yerinde olmadığını ileri sürerek her iki kararında yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya konu sözleşmenin niteliği itibariyle sözleşme yapma vaadi niteliğinde bulunduğunu, bu tür sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nca çözümlenip, hükme bağlanacağını, Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu kararlarının kesin olduğunu ve statünün 49. maddesi hükmünce kesin olan Tahkim Kurulu Kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamayacağını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 3813 sayılı Yasa hükümlerine göre bu tür uyuşmazlıklara bakmaya Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nun yetkili bulunduğu, itiraz üzerine Tahkim Kurulunca verilecek kararlarında kesin olduğu ve bu konudaki kararların yargı denetimine tabi bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki 3813 sayılı Kanunun 10/f maddesi Futbol Federasyonu Yönetim Kurulunun diğer görevleri yanında Futbolcularla kulüpler arasında çıkacak uyuşmazlıkları da karara bağlayacağı öngörülmüş olup, 14. maddesinde de bu Yönetim Kurulunun verdiği kararın ilgililerin itirazı üzerine Tahkim Kurulunca kesin olarak karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 30. maddesine dayanılarak çıkarılan Profesyonel Futbol ve Transfer Talimatı'nın 17. maddesinin (1) fıkrasında da Her profesyonel futbolcunun kulübü ile federasyonca öngörülecek yazılı tip sözleşme imzalamasının zorunlu olduğuna vurgu yapılmıştır. Somut olayda davacı futbolcu ile davalı kulüp arasında düzenlenmiş bulunan 14.12.2003 tarihli sözleşmede davacının 2004 yılı sezonundan itibaren 2 yıllık süre ile davalı kulüpte çalışacağı, sözleşmeye uymayan tarafın 1.000.000 Euro tazminat ödeyeceği, sözleşmenin ihlali halinde Ankara Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmenin Futbol Federasyonu'nca hazırlanan tip sözleşme niteliğinde olmadığında ihtilaf yoktur. İhtilaf, uyuşmazlığın Adli Yargıda mı yoksa Futbol Federasyonu Yönetim Kurumunca mı çözüleceği ve tarafların itirazları sonucu alınan Tahkim Kurulu Karanının kesin olup olmadığı ile bu kararlar karşısında adli yargı yoluna başvurulup başvurulmayacağı noktasında toplanmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki dairemizin öteden beri sapma göstermeyen kararlarında da belirtildiği gibi gerek 3813 sayılı Yasa hükümleri ve gerekse bu yasa hükümlerine dayanılarak çıkarılan Ana Statü ve Talimat hükümlerine göre futbolcularla futbol kulüpleri arasında çıkan tek tip sözleşmelere dayalı uyuşmazlıkları çözme görevi Futbol Federasyonu Yönetim Kuruluna ait olup, bu kurulun kararına karşı da Tahkim Kuruluna başvurulabilir. Ancak futbolcu ile kulüp arasındaki sözleşme tip sözleşme niteliğinde olmayıp, özel hukuk alanında düzenlenmiş bir sözleşme ise konunun çözümlenmesi adli yargı mahkemelerini ilgilendirecektir. Kaldı ki taraflar düzenledikleri bu sözleşme ile Ankara Mahkemeleri'nin yetkisini dahi kabul etmişlerdir. Her ne kadar 3813 sayılı yasanın 14. maddesinde Tahkim Kurulunun Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu kararlarını inceleyip kesin olarak karara bağlayacağı öngörülmüş ve ana statünün 50. maddesi ile Talimatın 13. maddesinde de kesin olan Tahkim Kurulu kararlarına karşı idari ve yargı mercilerine başvurulamayacağı hükme bağlanmış ise de bu kesinlik, Tahkim Kurulu'nun kendi görev alanına giren konulara ilişkin olarak verdiği kararlarla sınırlı olup, yetki aşımı suretiyle verdiği kararlar yönünden kesinlikten söz edilemez. Hal böyle olunca mahkemece işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Tahkim Kurulu Kararının kesin olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy