(1086 S. K. m. 356)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı evinin tadilatını yaptırması için davalıya 18.7.2000 tarihinde 1000 DM, 16.10.2000 tarihinde 4000 DM ve 31.10.2000 tarihinde 14.000 DM olmak üzere toplam 19.000 DM verdiğini, davalının bir kısım işleri hiç yaptırmadığı gibi, bir kısım işleri düşük kaliteli yaptırdığını, davalının yaptırdığı işlerin bedelinin talep tarihi itibariyle 2.309.000.000 TL olduğu ve bununda DM karşılığının 7.827.12 DM olduğunu, kalan 11.172 DM'nın karşılığı 6.900.000.000 TL. nın dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek reeskont faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı davacının evinin tadilatı için toplam 5.080.000.000 TL dışında bir ödemesi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 950.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı kendisi Almanya'da işçi olduğu için İstanbul Bahçelievler'deki evinin tadilatını yaptırmak üzere bacanağı olan davalıya 1000 DM'ı banka havalesi ile 18.000 DM. da elden olmak üzere 19.000 DM verdiğini, ancak davalının yaptığı tadilatın bu miktara ulaşmadığını ileri sürerek 6.900.000.000 TL. nın tahsilini istemiş, davalı ise davacının 18.7.2000 tarihinde 1000 DM verdiğini, sonraki verilen paraların DM olmayıp TL olduğunu, 1000 DM ödemesi de dahil olmak üzere tüm ödemelerinin 5.080.000.000 TL olduğunu, tadilat harcamalarının 5.743.000.000 TL olduğunu savunarak, kabul ettiği miktarın üzerinde davacının ödeme yaptığı iddiasını inkar etmiştir.
Davacı, davalının kabul ettiği 1000 DM dahil toplam 5.080.000.000 TL dışında, davalıya iddia ettiği gibi 18.000 DM elden ödediğini yasal delillerle kanıtlamalıdır. Ancak davacı, bu iddiasını bir belge ve delil getirerek kanıtlayamamış ise de dava dilekçesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca davacıya, davalıya, davalının kabul ettiği miktar dışında ödeme yaptığı konusunda yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılarak, hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Mahkemece davacıya ait tadilat yapılacak dairede keşif yapılmış, uzman bilirkişi marifetiyle davalının yaptığı işlerin toplam bedeli 3.875.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Ancak davalı, davacının dairesi haricinde davacının talimatı ile tarafların kayınvalidesine ait Küçükçekmece'deki daire içinde tadilat yaptığını savunmuş, bilirkişide bu dairede davalının 255.000.000 TL (malzeme, işçilik, nakliye dahil ) masraf yaptığını belirlemiş, bu meblağda davalının masraflarına dahil edilerek karar kurulmuştur. Davacı, kendi dairesi dışında kayınvalidesinin dairesinde tadilat yapılması talimatını vermediğini bildirerek davalının bu savunmasını kabul etmemiştir. Davalı bu savunmasını bir belge ve delil getirerek kanıtlayamamış ise de, cevap layihasında her türlü kanuni delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca davalıya tarafların kayınvalidesinin evindeki tadilatın, davacının talimatı ve isteği ile yapıldığı hususunda davacıya yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılarak, hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy