(4822 S. K. m. Geç. 1) (4077 S. K. m. 1, 2, 3, 10)
Dava: Taraflar arasındaki 4822 sayılı yasaya göre tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borcunu ödeyememesi nedeniyle, hesabın kat edilerek, hakkında takip başlatıldığını, 4822 sayılı yasadan faydalanmak için 25.03.2003 tarihinde başvurduğunu, davalı bankanın bildirdiği ödeme planının fahiş olduğunu bildirerek 4822 sayılı kanuna göre borcunun tespitini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bankanın çıkardığı ödeme planının kabul edilmemesi durumunda konunun infaz hukukunu ilgilendirmesi nedeniyle İcra Tetkik Merciinin görevli olduğunu belirterek dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 2. maddesinde Bu kanun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiş; yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi kredi veren, mevzuatları gereği tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili olan banka özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerini ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı yasanın 10/A maddesi ve 4822 sayılı yasa ile değişik geçici 2. madde kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemece bu yönler göz önünde tutularak davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakmakla görevli olduğu halde aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy