(1086 S. K. m. 387)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı Havva, sahibi olduğu aracı davalılara 26.12.2000 tarihinde 5.500.000.000 TL bedelle anlaşarak sattığını, satış bedelinden 2.000.000.000 TL aldığını, karşılığında davalı Özlem Arslanyörür'e 5.500.000.000 TL bedelli teminat senedi verdiğini, ancak davalıların bakiye bedeli ödemediğini ileri sürerek, aracın iadesi ile kar kaybı 2.500.000.000 TL eskime payı 2.500.000.000 TL., bakiye bedelin zamanında ödenmemesi sonucu bankaya ödediği faiz ve diğer zararlar karşılığı 3.000.000.000 TL. nın tahsili ile senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Asıl dava dosyası ile birleşen davada ise davacılar Derviş, Sevim ve Özlem Arslanyörür, davalılardan Ahmet Çilingir'in dava dışı Nefail Çelikcan'a olan borcu için davacı Derviş'in kardeşi dava dışı Ergün Arslanyörür'ün 4.500.000.000 TL bedelli çek verip bu çeki davacı Derviş ve Oktay Arslanyörür'ün 2.000.000.000 TL vermek suretiyle ödeyip borcu kapattıklarını, ayrıca Ergün Aslanyörür'ün davalı Ahmet'e 900.000.000 TL elden borç para verdiğini, Ahmet'in bu borçlarına karşılık diğer davalı Havva Çilingir'in kendisine ait aracı kendilerine verdiğini ve 2.000.000.000 TL. da para alıp karşılığında 5.500.000.000 TL bedelli bono verdiğini ileri sürerek 5.500.000.000 TL senet bedelinin tahsilini veya aracın satışının ifa edilmesini istemişlerdir.
Mahkemece her iki dosyanın birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda asıl davanın kabulüne, birleşen davada da davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Asıl davada davacının Havva Çilingir olup, davalıların Oktay, Sevim, Özlem Arslanyörür olduğu anlaşılmaktadır. Birleşen dava dilekçesinin incelenmesinde ise; davacıların Derviş, Sevim ve Özlem Arslanyörür ve davalıların Ahmet ve Havva Çilingir olduğu görülmektedir. Mahkemenin karar karşılığında ise davalı-karşı davacı kısmında sadece Oktay, Sevim ve Özlem Arslanyörür'ün adı geçmekte olup, birleşen davanın davacısı Derviş Arslanyörür'ün adı karar başlığında yer almadığı gibi, hüküm oluşturulurken asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne denilmiş ve ancak hüküm kısmında herhangi bir isim zikredilmemiştir. Bu durumda asıl davada davacıların alacaklarını kimden alacakları ile birleşen davada Derviş Arslanyörür'ün adının karar başlığında yer almaması ve hüküm kısmında da adının bulunmaması nedeniyle Derviş'in alacaklı olup olmadığı, Derviş'in açtığı davada hüküm kurulup kurulmadığı anlaşılamamaktadır. Hüküm bu haliyle infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek birleşen davanın davacısı Derviş Arslanyörür'ün adının gerek karar başlığında ve gerekse hüküm kısmında bulunmaması nedeniyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm oluşturulması ve bu yolla HUMK. nun 387 ve devamı maddelerine aykırı davranılması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy