(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 21.8.1997 tarihli harici sözleşme ile davalı şirketten daire satın aldığını, 31.12.1998 tarihinde teslim edilmesi gereken dairenin teslim edilmediğini, davalının borcunun 31.12.1998 tarihinde muaccel hale geldiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 14.791.031.577 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan belgelerden; davacının 21.8.1997 tarihli adi yazılı sözleşme ile davalıdan daire satın aldığı ve bu daire için 3.949.980.000 TL ödediği, 31.12.1998 tarihinde teslim edilmesi gereken dairenin teslim edilmemesi nedeniyle davacının yaptığı ödemelere ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülecek ve ayrıca sözleşmede geç teslim halinde kararlaştırılan kira bedeline de faiz uygulanarak ödediği bedel ve kira tazminatı ile bunların faizleri toplamı 25.144.380.533 TL için icra takibi yaptığı anlaşılmaktadır. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle davacının cezai şarta ilişkin talebi reddedilmiş olup, davacı kararı temyiz etmemiştir. Mahkemenin bu kararıyla sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilip, bu husus davacı tarafından da benimsendiğine göre davacı artık daire bedeli olarak ödediği miktara ödeme tarihlerinden itibaren faiz talep etme hakkına sahip değildir.
Taraflar arasındaki bu sözleşme geçersiz olduğu için uyuşmazlığın denkleştirici adalet ilkesine uygun şekilde çözümlenmesi zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davacının ödediği paranın ödeme tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle ulaştığı değerin denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan görüş alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy