(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 381) (YİBK 1991/7E 1992/4K 10/4/1992)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı banka, kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden iki adet kredi kartı verilen davalının borcunu ödemediğini, hesabın kat edilerek, borcun ödenmesi için 27.3.2001 tarihinden de ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı bankanın davalıdan 14.3.2003 tarihi itibariyle 4.247.433.684 TL. alacaklı olduğu, bu bedelin 12 eşit taksitte aylık 353.952.807 TL. tahsilini teminen takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine davacının %40 icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece gerekçeli kararda "davacı bankanın davalıdan 14.3.2003 tarihi itibariyle 4.247.433.681 TL. alacaklı olduğu, bu bedelin 12 eşit taksitte aylık 353.952.807 TL. tahsilini teminen takibin devamına, davacının %40 icra inkar tazminatının reddine karar verildiği halde kısa kararda davacının davasının kısmen kabulüne, 2.153.943.848 TL. nın tahsilini teminen takip tarihinden itibaren asıl alacağa %179.1 faiz yürütülmesi koşulu ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
HUMK 381 maddesi gereği kararların alenen tefhim edilmesi gerekir. Kısa kararla, gerekçeli kararda belirtilen kararın başka nitelikte olması aleniyet kuralına aykırı düşmektedir. Sonradan yazılan gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun olması kamu düzeni ile ilgilidir. Bu nedenle kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması 10.4.1992 gün 1992/7-4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy