(1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dışı Turgay Çömelek'le kredi sözleşmesi imzalandığını, mülkiyeti dava dışı Çömelek Ltd. Şti.ne ait olan aracın kredi teminatı olarak banka lehine rehnolunup, düzenlenen yedieminlik sözleşmesi ile davalıya yediemin olarak teslim edildiğini, Turgay Çömelek'in borcunu ödememesi nedeniyle davalıdan aracın teslimini istediklerini, ancak davalının aracı teslim etmediğini ileri sürerek, dava tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte toplam 579.687.500 TL. banka alacağının faizi ile birlikte tahsilini istemiş, birleşen davada ise Çömelek Ltd. Şti.'nin kredi borcundan dolayı rehnolunan ve davalıya yediemin olarak teslim edilen aracın ihtara rağmen teslim edilmemesinden dolayı toplam 579.687.500 TL.nın faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı, dava dışı iki şahsın kredi borcundan dolayı rehnolunan aracın kendisine yediemin olarak verilmesi için bir tane sözleşme düzenlendiğini, aracın kendisine teslim edilmediğini savunarak aleyhine açılan davaların reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 579.687.500 TL. nın davalıdan tahsiline ilişkin ilk hüküm, tarafların temyizi üzerine Dairemizce, kararın HUMK. nun 388. maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların aynı yedieminlikten kaynaklanan tek bir alacağa ilişkin bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne, 579.687.500 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak miktarı olan 350.000.000 TL'sına dava tarihinden itibaren %75 oranında reeskont faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- HUMK. nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması gereklidir.
Somut olayda davacı, asıl ve birleşen davada, dava dışı üçüncü şahıslar Turgay Çömelek ve Çömelek Ltd. Şti.'ne kullandırılan krediler karşılığı rehnedilen aracın davalıya yediemin olarak teslim edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalının ihtara rağmen aracı teslim etmediğini ileri sürerek her iki dava dosyasında ayrı ayrı olarak 579.687.500 TL.'nın davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece 579.687.500 TL.'nın tahsiline ilişkin olarak verilen ilk hüküm Dairemizce, hükmedilen miktarın hangi dava dosyası nedeniyle hükmedildiğinin kararda belirtilmemiş olması gerekçesiyle bozulmuş olup mahkemece bozmaya uyularak buna göre hüküm kurulmuşsa da, ikinci kez verilen kararda da davalardan hangisinin kabul edilip hangisinin reddedildiği yine belli olmadığı gibi, birleşen davaların birbirinden ayrı, müstakil davalar olması nedeniyle her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği de gözardı edilmiştir. Verilen ikinci karar da HUMK. nun 388. maddesinde yer alan hükme uygun değildir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, asıl ve birleşen davalar bakımından az yukarda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HUMK. nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy