(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı yükleniciden satın aldığı dairenin ayıplı olduğunu, teslim tarihinin 30.1.2000 olarak kararlaştırıldığı halde zamanında teslim edilmediğini, sözleşme uyarınca 26 aylık geç teslimden doğan 18.200 USD alacağının TL. karşılığı ile ayıplı olmasından doğan alacak toplamı olan 50.734.800.000 TL.nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu kanunun amacının kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemler almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek olduğu, 2. maddesinde bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığı belirtilmiş, 3. maddesinde ise alışverişe konu olan mesken amaçlı taşınmaz mallar da bu kanunun kapsamına alınmıştır. Adı geçen kanunun 23. maddesinde de bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Yapılan bu değişiklik mahkemenin görevine ilişkin usuli bir değişikliktir. Anılan yasada usule ilişkin bu hükmün uygulanabileceği zaman yönünden bir geçiş hükmüne yer verilmediğine göre, bu değişikliğin henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gereklidir. Bu durumda uyuşmazlık Tüketici Yasası kapsamında olup, Tüketici Mahkemesi davaya bakmakla görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bent gereğince temyiz edilen kararın bozulmasına, 2.bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 04.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy