(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Davacı, sözleşme ile davalıların danışmanı olduğunu, ancak danışmanlık ücretinin ödenmediğini, bu ücretin ödenmesi için yapılan icra takibine de davalıların itiraz ettiklerini öne sürerek, itirazın iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, her iki davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle davacının dayandığı sözleşme, davacı ile davalı Hastaş Limited Şirketi arasında yapılmış olup, bu şirketi temsilen Hasan Ali Duymazın imzaladığı anlaşıldığından, davalı Hasan Ali Duymaz hakkındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının dayandığı 22.05.2002 günlü sözleşmenin 2. maddesinde, davacının da aralarında bulunduğu danışmanların yabancı yatırımcı ile davalıları bir araya getirerek, yabancı yatırımcının Türkiye'de kuracağı şirkete, davalı şirketin granit ocaklarından birinin işletme ruhsatının devredileceği ve yapılacak istihsale göre de ücret ödeneceği hususundaki anlaşmanın, danışmanlar tarafından sağlandığı belirtilmiş, sözleşmenin 3. maddesinde de danışmanların her birine yabancı şirketin yapacağı 100.000 Dolarlık ödemenin yapılmasını takiben 5000' er dolar ücret ödeneceği, kararlaştırılmıştır. Davalı şirket her ne kadar bu sözleşmenin kendisini bağlamadığını ve kendisine bir ödeme yapılmadığı için davacının ücret isteyemeyeceğini, davacının ruhsat devrinin yapmadığını savunmuş ise de, şirket adına imza sirkülerinde belirtilen Hasan Ali Duymaz'ın münferiden şirketi temsile yetkili olduğu, şirket adına bu sözleşmenin yapıldığı anlaşıldığından, davalı şirketin sözleşme ile bağlı olduğunun kabulü gerekir. Sözleşmede açıkça danışmanların görevlerini yerine getirdikleri ve ücrete hak kazandıkları belirtilmiş olup, ayrıca danışmanların ruhsatı devretme gibi bir görev ve yükümlülükleri yoktur. Yabancı yatırımcı tarafından kurulan şirkete ruhsat devrinin davalı şirkete ilişkin olduğu, bu devir yapılmadığı sürece davacıya ödeme yapılmayacağı için, fiilen ödemeyi davalının engellediği anlaşılmaktadır. Esasen davalının sair danışmanlara ücretlerini ödemesi de, danışmanların görevlerini yerine getirdiklerini göstermektedir. Mahkemece davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde bu davalı hakkındaki davanın reddi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 23.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy