(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya verilen heyet raporuna binaen tıbbi malzeme verdiğini ve 7.10.2002 tarihli 1.834.654.768 TL. bedelli faturayı kestiğini, davalının 1.284.000.000 TL. nı ödediğini bakiye bedeli için yapılan takibe ise itiraz ettiğini ileri sürerek, haksız itirazının iptali ile % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, faturanın tarafına tebliğ edilmediğini, davacının alacağını isbat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya satıp teslim ettiği tıbbi malzemeye ilişkin olarak düzenlenen 7.10.2002 tarihli 1.834.654.768 TL. bedelli açık faturanın ödenmeyen bakiyesi 550.000.000 TL. ve işlemiş faizi için davalı aleyhine icra takibi yapmış, davalı ise takibe itirazında; davacı şirkete bir borcunun bulunmadığını, tıbbi malzemeleri alırken bedelinin belli bir yüzdesini ödediğini, kalanını Bağ-Kur'dan alacaklarını söylediklerini beyan etmiştir. Bu beyana göre, davalının akdi ilişkiyi kabul ettiği anlaşılmaktadır. Ancak, borcunun bulunmadığını savunduğuna ve fatura davalıya tebliğ edilmediğine göre, faturaya konu teslim edilen tıbbi malzemenin bedelinin fatura tutarı kadar olduğunu davacı isbatlamalıdır. Davacıya bu konudaki delilleri sorularak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak malzeme değeri belirlenip buna göre karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy