(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Meral Bakar ile dava vekili avukat Ulviye Sarp'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Hazine adına kayıtlı taşınmazda 10.6.1991 tarihli 49 yıl süre ile irtifak hakkı tesis edildiğini, davalının 2003 yılı irtifak hakkı bedelini uygulama yöntemini değiştirerek fahiş oranda arttırdığını, ihtirazi kayıtla ödediklerini ileri sürerek, anılan döneme ilişkin irtifak bedelinin 27.009.288.000 TL. olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda bedelin 200 000 000 000 TL belirlendiğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 2002 yılı irtifak hakkı bedeli 20 840 500 000 TL iken 2003 yılında davalı tarafça bedelin 1 761 235 612 500 TL olarak belirlendiğini, bunun fahiş olduğunu ileri sürerek 2003 yılı irtifak hakkı bedelinin 27 009 288 000 TL olarak tespitini istemiştir. Taraflar arasında düzenlenen irtifak hakkı senedinin 7.md.de ilk 3 yıldan sonra 2. ve izleyen 3. yıllık dilimlerin ilk yıl irtifak hakkı bedelinin davalı tarafça yeniden taktir edileceği kararlaştırılmıştır. Davalı 2002 yılı birim arsa fiyat bedeline 2002 yılı yeniden değerlendirme oranını uygulayıp, 2003 yılı emlak vergi değerinin %50sini ekleyerek bunun %5'inin 1 761 235 612 500 TL olduğunu bildirmiştir. Sözleşmede böyle bir belirleme şartı yoktur. Davalıya tanınan takdir yetkisinin makul ölçüleri aşmaması gerekmektedir. Mahkemece dönem başında kiralananın boş olması ve yeniden kiraya verilmesi halinde emsal ve rayice uygun olarak getirebileceği kira parasının bu konuda uzman bilirkişi marifetiyle, gerektiğinde emsaller de dikkate alınarak belirlenmesi ve davacının eski kiracı oluşu, sözleşmenin uzun süreli olması nedeniyle hak ve nesafete göre de bir miktar indirim yapılması sureti ile tespit edilecek miktara hükmedilmesi gerekir. Ayrıca dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda belirlenen miktar, davalının istediği miktardan da daha düşük olmasına rağmen davanın reddedilmesi de doğru değildir. Mahkemece açıklanan doğrultuda inceleme yaptırılıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy