(4077 S. K. m. 1, 2) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı Ab 13939 no lu abonelikten dolayı davalı Tedaş tarafından icra takibi yapıldığını, ancak aboneliğin bulunduğu büfeyi 24 yıl önce Tedaş dışındaki diğer davalılara devrettiğini, borçtan fiili kullanıcı olarak bunların sorumlu olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır
Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görevli Samsun Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar Atila Ocak ve Fahri Ocak tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet ; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda davacı ile davalı Tedaş arasında yapılan abonelik sözleşmesinin davalıya ait işyerinin elektrik ihtiyacının karşılanması amacıyla yapıldığı ve 4077 sayılı yasa kapsamında tüketici olmadığı anlaşılmaktadır. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın talep halinde iadesine, 15.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy