(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı tarafından verilen kredi kartları nedeniyle 4822 sayılı yasa hükümlerine göre borcunun 7.167.000.000 TL olduğunun bildirildiğini, bankanın hesaplamasının fahiş olduğunu belirterek 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi gereğince borcun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kredi kartından doğan borcunu ödemeyen davacı hakkında icra takibi yaptıklarını, davacının haksız itirazının iptaline karar verildiğini, 4822 sayılı yasa hükümlerine göre borcun tespit edilip davacıya bildirildiğini, ilk 4 taksiti ödeyen davacının sonraki taksitleri ödemediğini, yapılan hesaplamanın yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 15.5.2003 tarihi itibariyle 7.074.546.603 TL borçlu olduğunun tespitine ve borcun 589.545.550 TL. lık aylık taksitlerle ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacının, kredi kartından doğan borcunu ödememesi nedeniyle davalı tarafça hesabın 12.6.2001 tarihinde kat edilip, 12.10.2001 tarihinde de 3.890.874.684 TL toplam alacağın tahsili için icra takibine geçildiği, borçlunun itirazı üzerine İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/319 sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılamada 10.12.2002 tarihli kararla 2.198.533.330 TL asıl alacak, 1.236.797.139 TL işlemiş faiz 61.839.326 TL gider vergisi 10.500.000 TL masraf olmak üzere toplam 3.507.670.326 TL üzerinden itirazın iptaline karar verildiği, bu kararın davacı vekiline 22.9.2003 tarihinde, davalı vekiline 29.9.2003 tarihinde tebliğ edilip, taraflarca temyiz edilmeyerek 14.10.2003 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Kesin hüküm dava şartı olup, taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, taraflarca ileri sürülmese dahi resen gözetilir. Davacı 4822 sayılı yasa hükümlerine göre kredi kartından doğan borcunun tespitini istemiş ise de yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki kredi kartı kullanımı ile ilgili uyuşmazlık İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/319 sayılı dosyasında 10.12.2002 tarihinde karara bağlanmış ve 14.10.2003 tarihinde kesinleşmiştir. İş bu davanın konusu ve tarafları aynı olup 7.7.2004 tarihinde karara bağlanmıştır. Diğer bir değişle, bu davanın karar tarihi itibariyle uyuşmazlık kesin hükme bağlanmıştır. Bu durumda mahkemece kesin hükmün varlığı ve dava şartı noksanlığından davanın reddi kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy