(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 438) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatı tarafından duruşmalı, davalı Pamukbank T.A.Ş. avukatınca Duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Emine Günaştı ile davalı Pamukbank vekili avukat Hakan Vural davalı TOKİ vekili avukat Gülgün Saygılı ve davalı İmar A.Ş. vekili avukat Nejat Özkuyumcu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalılardan Adana Büyükşehir Belediyesinin halka ucuz konut üretmek amacıyla adına kayıtlı bulunan arsalarını kendisinin de hissedarı bulunduğu diğer davalı Yeni adana imar İnş. A.Ş.ne devrettiğini,bu davalıların yaptıkları ilan ve duyurularla üretecekleri toplam 1121 adet konutun her birini 2.000.000.000 TL.si peşin bakiye 2.053.000.000 TL.sinin da öteki davalı TOKİ.den kullanılarak kredi karşılığında satılacağını, dairelerin 12 ay içerisinde teslim edileceğini taahhüt ettiklerini, ev sahibi olmak amacıyla istenilen peşinatları ödeyip, kullanılacak krediler yönünden de davalılardan Yeni adana imar inşaat A.Ş.ne birer adet vekaletname verdiklerini, tüm taşınmazlar yönünden 1.038.775.798.218 TL. olarak kullanılması gereken kredinin gecikmeli olarak diğer davalı Pamukbank A.Ş. aracılığıyla 4.987.764.816 Tl. olarak kullanılmak suretiyle vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, bu nedenle her bir daire sahibinden 8.000.000.000 TL. para istendiğini, eskalasyon farkından ve kredinin geç temin edilmesinden kendilerinin sorumlu olmadıklarını, teslim edilen dairelerin tapu kayıtlarının halen davalılardan adana Büyükşehir Belediyesi adına olduğunu, gerek satışa konu dairelerinde ve gerekse ortak yerlerde eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu ileri sürerek her bir davacı yönünden kullanılan krediden dolayı 2.053.000.000 TL. asıl borç ve 1.041.301.042 Tl. dışında borçlu olunmadığının tespitine, ödenen paraların mahsubuna dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline, dairelerdeki ve ortak yerlerdeki eksik ve ayıplı imalatların tespitiyle kredi borcundan mahsubuna, karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı verdikleri savunma dilekçelerinde davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, kullanılan krediler yönünden her hangi bir usulsüzlük bulunmadığı gibi verilen vekaletnamelerin de kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığı, ülkede 1998 yılı Ağustos ayında meydana gelen deprem nedeniyle davalılardan Toplu Konut idaresinin kredileri gecikmeli olarak verdiği, bu hususun Yönetmeliğin 21/d maddesi hükmüne uygun olduğu, davacıların eksik ve ayıplı imalatlar yönünden borçlarının tamamını ödedikten sonra talepte bulunabilecekleri gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine, davalılar yararına 1.087.300.000 TL. vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılardan Pamukbank A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacıların bu davalarında diğer talepleri yanında teslim edilen daire ve ortak yerlerdeki eksik ve ayıplı imalatlar yönünden tespit edilecek bedelin kredi borçlarından mahsup edilmesi şeklinde talepte bulunmuş olmalarına, dosya kapsamından kredi kullandıran davalılardan Toplu Konut idaresi ve bu reddinin kullandırılmasına aracılık eden diğer davalı Pamukbank A.Ş.nin bu eksik ve yapılı imalatlar yönünden her hangi bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığının anlaşılmasına ve böylece talep edilen eksik ve ayıplı imalat bedelinin kullanılan krediden mahsubuna yasal olarak olanak bulunmamasına göre davacıların temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekir.
2- Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Her dava arkadaşı hakkındaki dava sebebi de diğerinden farklıdır. Hal böyle olunca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/son maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle kendini davada vekil ile temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre ayrı ayrı reddedilen miktar üzerinden hesaplanacak avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin ikinci satırındaki (VERİLMESİNE) sözcüğünden sonra gelecek şekilde (davalılardan Pamukbank A.Ş. davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava değerine göre hesaplanan 1.578.900.000 Tl. avukatlık ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalı Pamukbank T.A.Ş. ödenmesine, 24.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy