(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılardan O. Ovalı ve S. Narlı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların kullandıkları kredi borçlarını süresinde ödemediği gibi aleyhlerine girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı S. Narlı, sadece ana para borcunu ödeyebileceğini belirtmiş, diğer davalı O. Ovalı, sadece faiz oranına itiraz ettiğini, faiz oranının %375 talep edildiğini, oysa %70 olması gerektiğini, faiz oranının fahiş olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna nazaran, davanın kısmen kabulü ile 1.453.813.940 TL asıl alacak, 1.278.387.058 TL faiz yönünden itirazın iptaline ilişkin verilen karar davacı ve davalılardan S. Narlı ile O. Ovalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılardan K. Poyrazlar'ın asıl borçlu, diğer davalıların kefil sıfatı ile imzaladıkları sözleşme uyarınca 8.11.2000 tarihinde tüketici kredisi kullandırıldığı, geri ödemelerin süresinde yapılmaması üzerine de her üç davalı hakkında icra takibine girişildiği, borçlu K. Poyrazlar'ın takibe ve borca itiraz etmeyip mal beyanında bulunduğu, S. Narlı'nın borcun tamamına itiraz ettiği, diğer davalı borçlu O. Ovalı'nın ise 1.481.829.760 TL yönünden borcu kabul edip, faiz oranına itiraz ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, asıl borçlu K. Poyrazlar'ın icra takibine ve borca bir itirazı bulunmadığı halde, bu davalı yönünden de davanın kabulü doğru değil ise de davalı K.'in bir temyizi bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Davalılar O. Ovalı'nın asıl borç 1.481.829.760 TL bölümünü kabul edip, sadece faiz oranına itiraz ettiği açık olduğu halde mahkemece tüm borca itiraz edilmiş gibi hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, diğer davalı S. Narlı'nın da faiz oranına itiraz ettiği anlaşıldığına göre, mahkemece talep edilen %375 oranındaki temerrüt faiz oranının diğer bankaların o dönemde uyguladıkları temerrüt faiz oranlarına uygun olup olmadığının araştırılması, gerçekten de fahiş olup olmadığının gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşturulduktan sonra, davalı O.ın sadece faiz oranına itiraz ettiği de gözardı edilmeden hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma şekil ve sebebine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yaranına BOZULMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 29.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy