(4077 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı müteahhit şirketin yaptığı binadaki 10 numaralı bağımsız bölümü davalıdan satın aldığını, davalının dairede eksik ve ayıplı iş yapıldığı taktirde bunları gidermeyi taahhüt ettiğini, dairenin müteahhit şirket tarafından usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek eksik ve kusurlu imalat ile kira kaybı toplamı 5.930.000.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından müteahhide düşen dairenin satın alındığı, bilahare tapuda davacı eşi adına tescil edildiği, davacının tüketici olması nedeniyle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı adına tapuda kayıtlı olan dairenin harici sözleşme ile davacıya satıldığı ve bilahare davacının eşi adına tescil edildiği, davacının akidi olan davalının müteahhit olmayıp davalının bu işi de meslek edinmediği, davalının dava dışı müteahhitten satın aldığı daireyi davacıya sattığı ve olayın bu niteliğine göre uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy