(4077 S. K. m. 23) (1086 S. K. m. 416)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan kredi kartı almak için müracaat ettiğini, kredi kartının kendisine teslim edilmemesine rağmen kartın kullanıldığından bahisle kendisine borç hesap ekstresi gönderildiğini belirterek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, kredi kartlarını teslim eden kurye şirketi görevlisinin davacı adına düzenlenen kartı yanlışlıkla başka kişiye teslim ettiğini, kredi kartına tahakkuk eden borcunda kurye şirketi tarafından ödendiğini, daha sonra açılan bu davanın konusunun kalmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle hukuki yarar bulunmayan davanın reddine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden davacının kredi kartı almak için davalıya müracaat ettiği, davalının kurye şirketi vasıtasıyla gönderdiği kredi kartının davacıya teslim edilmemesine rağmen kredi kartına borç tahakkuk ettirildiği davacının itirazı üzerine yanlışlığın fark edilerek kredi kartı borcunun kurye şirketi tarafından davalıya 10.12.2004 tarihinde ödendiği, 14.12.2004 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. davalı, dava açılmadan önce, kredi kartının borcunun kurye şirketi tarafından ödendiğini davacıya bildirdiğini iddia ve ispat etmemiştir. Durumdan haberdar olmayan davacı eldeki bu davayı açmakta haklı olup, davanın açılmasına davalı haksız davranışları ve kusuru ile sebep olmuştur. Bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama harç ve giderlerinden sorumlu olduğunda duraksama olmamalıdır. Öte yandan davanın açılmasına kusurlu davranışları ile sebep olan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de mümkün değildir. Ayrıca davacı tüketici sıfatıyla dava açıp davaya da tüketici mahkemesi olarak bakıldığı için 4077 sayılı kanunun 23 maddesi hükmüne göre harçtan muaf olan davacıdan harç ve temyiz harcı alınması da yersizdir. Mahkemece değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy