(818 S. K. m. 125, 126)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davacı S. ile davalılar arasında 01.11.1992 tarihli ve diğer davacı şirket ile davalılar arasında da aynı taşınmazla ilgili olarak 1.11.1998 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalıların muvafakati ile boş arsa olarak kiralanan taşınmaza tesisler inşa ettiklerini, ihtilaf sonrası 16.06.2000 tarihinde icra marifetiyle tahliye edildiklerini, davalıların bu tesisleri dava dışı şahsa kiralamak suretiyle haksız kazanç elde ettiklerini, yapılan tesislerin taşınmaza değer kazandırdığını ve davalıların bu nedenle de haksız kazanç sağladıklarını ileri sürerek şimdilik 1.000.000.000.-TL'nın tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmuşlar, esas yönden de davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece tahliye tarihi ile dava tarihi arasında 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı S. ile davalılar arasında 1.11.1992 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin düzenlendiği, akabinde davacı S'nin de ortak olduğu diğer davacı şirket ile davalılar arasında aynı taşınmaza ilişkin 1.11.1996 ve 1.11.1998 tarihli kira sözleşmelerinin aktedildiği ve bilahare davacıların 16.06.2000 tarihinde İcra marifetiyle taşınmazdan tahliye edildikleri hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Yine taşınmazın boş arsa olarak kiralandığı ve taşınmaz üzerine davacılar tarafından inşaat yapıldığı belirli olduğu gibi, kira sözleşmesinin 1., 4., 6., 7. maddelerinde taşınmaz üzerine yapılacak inşaat ve diğer eklentiler ile ilgili hükümler bulunmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin ve hukuki ihtilafın bu haliyle kira sözleşmesinden kaynaklandığı hususunda duraksama bulunmamalıdır. B.K.'nun 126/1. maddesi hükmüne göre kira alacağından doğan davalar beş yıllık zamanaşımı süresine, kira alacağı dışında kira sözleşmesine dayanılarak açılan alacak ve tazminat davaları B.K.'nun 125. maddesi hükmüne göre on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Dava konusu ihtilaf kira sözleşmesinden kaynaklandığı için de sözleşmelerde uygulanan zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu kabul zorunludur.
Davacılar taşınmazdan 16.06.2000 tarihinde tahliye edildiklerine ve bu davayı da 06.06.2002 tarihinde açtıklarına göre davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan süresinde açıldığının kabulü gerekir.
Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy