(818 S. K. m. 392)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, umumi vekili olan davalının Antalya Merkez 4344 ada 3 parselde bulunan taşınmazındaki 9 no.lu bölümü sattığı durumda parasını vermediğini, ayrıca, 4345 ada 7 parseldeki yer için kendisi yüklenici olarak inşaat sözleşmesi imzaladığını, daha sonra aynı yeri babasına devrederek tekrar geri aldığını, ayrı bir sözleşme ile inşaata verdiğini, olayın öğrenilmesi üzerine bir dükkan ile dört daire vermeyi taahhüt ettiğini, 2, 5 ve 11 no.lu yerlerin tapusunu vermesine rağmen 7 ve 9 no.lu bağımsız bölümlerin tapularını devretmediğini yaşlı ve cahil olmasından istifade ettiğini ileri sürerek her bir daire için 200.000.000 TL. den olmak üzere 600.000.000 liranın satış gününden faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, 4344 ada 3 parseldeki dört adet bağımsız bölüm için yalnızca ferağ vekili olup, kandırma gibi bir durum olmadığını, 4345 ada 7 parsel ile ilgili önce inşaat sözleşmesi yapıldığını, davacının sonradan vazgeçerek bu parseli kendisine sattığını, bina yapılınca da iki bağımsız bölümün isteği ile kendine satıldığını, iddiaların doğru olmadığını, hakdüşürücü sürelerin geçtiğini, davacının iyiniyetli olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya ilişkin taşınmazlarla ilgili yapılan işlemlerin resmi biçimde yapılan sözleşme ve vekaletname gereğince yapıldığı, işlem tarihleri itibariyle davacının hukuki ehliyete haiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine ait karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 4344 ada 3 no.lu parselde inşa edilecek binalar ile ilgili olarak dava dışı yükleniciler ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, buna göre C Blok 6, 9 ve 14 no.lu bağımsız bölümlerin kendine verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak verilen vekaletname ile davalının yükleniciler ile 19.3.1988 günlü harici ek protokolü düzenlediğini, ek protokole göre, C Blok 6, 9, 14 no.lu taşınmazlar yerine, A Blok 7, 8, 11, 12 no.lu bağımsız bölümler ile B bloktaki 4 no.lu dükkanın verilmesinin kararlaştırıldığını, ek protokoldeki 4344 ada ile ilgili sair hükümlerin yerine getirilmesine rağmen 7 no.lu bağımsız bölümün tadil sözleşmesi yapması için verilen vekaletname kötüye kullanılarak başkasına devredildiğini ileri sürerek, taşınmaz bedelini istemiştir. Davalı ise, 7 no.lu bağımsız bölüm yönünden ferağ vekili olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının hukuki işlem ehliyetinin bulunduğu, vekaletnameye istinaden gerçekleştirilen devir işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile 7 no.lu bağımsız bölüm yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarda belirtilen davacı iddiaları üzerinde yetirince durulduğundan söz etmek mümkün değildir. Hemen belirtmek gerekir ki, dava dışı yükleniciler ile ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesi resmi biçimde yapılmış olup, davalının yüklenici ile yaptığı 19.3.1988 günlü ek protokol haricen yapılmış ise de, bu protokol hükümleri fiilen uygulanmış olmakla artık geçerli hale gelmiştir. Anılan ek protokol hükümlerine göre 4344 ada A Bloktaki 7 no.lu bağımsız bölümün de davacıya verileceği açık ve belirgindir. Oysa 7 no.lu dairenin davalı tarafından 31.3.1988 gününde dava dışı Necdet Doğan'a 550.000 TL. bedel ile davacıya vekaleten satıldığı anlaşılmakta olup, sözleşmeye göre davacıya verileceği kararlaştırılan bu taşınmaz yönünden üçüncü kişilere satış ve devir yönünden davalıya ferağ vekilliği hususunda bir yetki verdiği kanıtlanamamıştır. Kaldı ki, BK.nun 392 ve mütakip maddeleri gereğince hesap verme yükümlülüğü olup, davalı hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini de kanıtlayamamıştır. Bu halde mahkemece, 4344 ada A Blok 7 no.lu bağımsız bölüm yönünden davalının sorumlu olduğu kabul edilerek bu taşınmaz yönünden davacının talebi ile ilgili inceleme ve araştırma yapılarak elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bette yazılı sebeplerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 11.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy