(2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar
Davacı banka, davalı ile düzenledikleri kredi kartı sözleşmesi gereğince davalının yaptığı harcama bedellerinin ödenmemesi üzerine hesabın takibe alındığını, davalı tarafından 8.7.2003 tarihinde şubeye ödenen 140.000.000 TL'ye ilişkin olarak düzenlenen makbuza, banka görevlisi tarafından bu miktarın ödenmesiyle borcun kapanacağı düşünülerek sehven takip borcu kapanmıştır ibaresinin yazıldığını, oysa yapılan incelemede davalının bakiye borcunun bulunduğunun anlaşıldığını ileri sürerek alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kredi kartı borcunun hesaplanarak takside bağlandığını, en son 8.7.2003 tarihinde yapılan ödeme ile borcun bittiğini, dekonta yazılan ibarenin ibra mahiyetinde olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, her ne kadar kayden davalının borcu bulunmakta ise de ibraname vermek suretiyle bakiye alacağı talep etme hakkı kalmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 12.9.2002 tarihinde düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince davalının kullandığı kredi kartının borcunun ödenmemesi üzerine hesabın takibe alındığı, davalının muhtelif tarih ve miktarlarda ödemeler yaptığı, en son 8.7.2003 tarihinde 140.000.000.-TL ödendiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davcı banka, en son ödemeye ilişkin dekont üzerine banka görevlisi tarafından sehven takip borcu kalmamıştır ibaresinin yazıldığını, aslında davalının ödenmeyen bakiye borcu bulunduğunu bildirmiş, davalı ise yapılan ödeme ile borcun bittiğini ve kendisine ibraname verildiğini savunmuştur. Banka görevlisi tarafından yazılan yazı, yetkili organ tarafından verilen bir ibra olarak kabul edilemez. O halde mahkemece icra takip tarihi itibariyle davacı alacağı hesaplanıp talep miktarı da gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy