(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının 1997 - 2003 yılları arasında birikmiş su borcu ve bunların gecikme zammını ödememesi nedeniyle icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, aboneliğin bulunduğu iddia edilen taşınmazını 1993 yılında işhanı yapımı için müteahhide verdiğini, müteahitle aralarında düzenlenen sözleşme gereğince su bedelini müteahhidin ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, kendisinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, abone olan davalının 1997-2003 yıllarına ait su borcu bulunduğunu, icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı ise taşınmazını 1993 yılında müteahhide işhanı yapması için teslim ettiğini,müteahhidin 1997 yılına kadar su bedellerini yatırdığını, kat mülkiyeti kurulduktan sonra da müteahhidin kiracılardan su bedeli topladığını, işhanının halen kendisine teslim edilmediğini savunmuştur. Davacı davalı ile imzalanmış abone sözleşmesinin olmadığını ancak su abone kayıt defterinde davalının kayıtlı olduğunu bildirmiştir. Davalı, müteahhidin su bedellerini ödediğini savunmuş ancak mahkemece dava konusu aboneliğin bulunduğu adresle ilgili olarak müteahhit ve kiracılarla ayrı abone sözleşmesi yapılıp yapılmadığı önceki dönem borçlarının kimin tarafından yatırıldığı, faturaların kime tebliğ edildiği uzun süre su bedeli ödenmemesine rağmen suyu kesmeyen idarenin müteraffik kusuru olup, olmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece değinilen bu hususlar araştırılarak gerekirse konusunda uzman bilirkişi görüşüne başvurularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Davacı icra takibinde 5.617.493.250 TL. asıl alacak ve 8.764.005.400 TL. aylık %7 gecikme zammı istemiştir. Taraflar arasında, yazılı bir abonman sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı faturaların geç ödenmesi halinde 6183 sayılı yasada öngörülen oranlarda gecikme zammı alınacağına dair taraflar arasında bir kararlaştırma olduğunu veya böyle bir uygulamanın bulunduğunu, yasal delilerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacı, 6183 sayılı kanuna göre gecikme zammı isteyemez. Ancak yasal faiz ve KDV isteyebilir. Mahkemece bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy