(2004 S. K. m. 72) (4077 S. K. m. 3, 10, 23)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, kredi kartı borcunu ödemediğini öne sürerek, davalı bankaya olan borcunun 4822 s. kanunun geçici 1. maddesine göre belirlenerek tespitini istemiştir.
Davalı, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 s. kanun ile değişik 4077 s. kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder biçiminde tanımlanmıştır.
Somut olayda taraflar arasında 4077 s. kanunun 10/A maddesi kapsamında kredi sözleşmesi ilişkisi olduğu ve davalının da kanunun 3/k bendinde yer alan kredi veren durumunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 s. kanunun 23. maddesi bu yasanın uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4077 s. Tüketicinin korunması hakkındaki yasa kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ait olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir ve görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davacı tarafça temyiz edilen kararın 1 numaralı bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, 2 numaralı bentte gösterilen sebeple sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 29.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy