(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, harici sözleşme ile davalıdan araç satın aldığını, 4.200.000.000 TL. satış bedelinden 1.000.000.000 TL.nı peşin ödeyip bakiyesi içinde bono verdiğini, daha sonra senet borcuna mahsuben banka havaleleri ile 1.500.000.000 TL. gönderdiğini, akabinde davalının aracın devrini vermediği gibi araç üzerinde haciz olduğunu öğrendiğini, davalının senedi icra takibine koyduğunu, icra takibi nedeniyle ayrıca 1.000.000.000 TL. zarara uğradığını belirterek bono bedeli olan 3.200.000.000 TL. borçlu olmadığının tespitini, ödediği 2.500.000.000 TL. ile uğradığı zararın karşılığı olarak 1.000.000.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının banka havalesiyle ödediği 1.000.000.0000 TL.nın hangi borca istinaden yapıldığını davacının ispatlayamadığı geçersiz sözleşmeye dayanılarak tazminat istenemeyeceği, davacının sözleşmenin feshi ile tarafların aldıklarını geri verme yönünden bir talebinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı bu davada geçersiz sözleşmeye dayanarak davalıya ödediğini iddia ettiği bedel ile icra takibi dolayısıyla uğradığı ileri sürdüğü zararın ödetilmesi ile araç alımı nedeniyle davalıya verdiği bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davacı ödediğini ileri sürdüğü bedel ile bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş olmakla taraflar arasındaki esasen geçersiz olan sözleşmenin de feshini talep etmiş bulunmaktadır. Mahkemece sözleşmenin geçersiz olduğu gözetilerek ve tarafların aldıklarını aynı anda iade yükümlülüğünde bulunduğu kabul edilmek suretiyle işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy