(818 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile 02.05.1978 tarihinde mesken alımı için sözleşme yaptıklarını, satış bedeli olarak 54469 DM ödediğini, meskenin halen teslim edilmediğini, ileri sürerek evin teslimini, olmadığı taktirde ödediği 54469 DM'in ödeme gününden faiziyle ödetilmesine, şimdilik 1.000.000.000 TL munzam zarar ve 3.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı definde bulunduğu gibi, sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının ödemelerini Türk parası olarak yaptığını, döviz olarak talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne 14.562.800.569 TL'nin dava tarihinden faizi ile tahsiline fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı tarafın temyiz itirazlarına gelince; dava harici taşınmaz satış sözleşmesine dayalı olarak ödenen bedelin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile geçersiz satış sözleşmesi gereği ödenen 903.000 TL'nin %70 reeskont faizi ile tahsiline ilişkin verilen karar davalı tarafından temyiz edilmemiş olup, davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizce harici taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğu satış bedelini yabancı para olarak ödeyen ve aynı para cinsinden geri istendiğine göre, davacı talebi içinde, denkleştirici adalet ilkelerine göre talepte bulunulduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile davacı yararına bozulmuştur. Bu durumda davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, hüküm altına alınan miktara talep gibi reeskont oranında faize hükmetmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğince kararın düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan 03.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile ibaresinin karardan çıkartılarak yerine 03.11.1999 tarihinden itibaren %70 ve değişen oranlardaki avans faizi ile ibaresinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy