(492 S. K. m. 30) (1086 S. K. m. 75, 409)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 81 yaşında emekli devlet memuru olup, Ziraat Bankasında 391 489 190 199 TL parası bulunduğunu, kardeşi olan davalının daha çok faiz getirdiği konusunda kendisini ikna edip parasını İş Bankasına yatırmak için çektiğini, ancak paranın kendi adına değil davalı adına yatırıldığını öğrendiğini ileri sürerek 4292 nolu hesaptaki paranın kendi parası olduğunun tespiti ile hesabın kendi adına düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, abisi olan davacının maddi durumunun çok iyi olup kızının hastalığı nedeniyle bu parayı kendisine bağışladığını, hatta kendisine 20.6.2003 tarihli parayı geri aldığına dair belge de verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, elden bağışı davalının ispatlayamadığına ve paranın 2 gün içinde çekilip başkalarına aktarılmış olduğuna dayanılarak davanın kabulüne, paranın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesinde; Mahkeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde belirtilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır denilmiş olup, anılan yasa hükmüne göre, noksan harç tamamlanmadıkça davaya devam olunması mümkün değildir. Dava maktu harç alınarak açılmıştır. Mahkemece davanın nitelendirilmesi HUMK. nun 75. ve devamı maddeleri gereğince istirdat davası olarak yapıldığına ve bu şekilde hüküm tesis edildiğine göre, öncelikle davacıya noksan harcı tamamlanması için uygun süre verilmesi ve bundan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy