(4077 S. K. m. 3, 10, 23) (1086 S. K. m. 7, 27) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki alacak, menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde her iki tarafça temyiz edilmiş ve davalı avukatınca da duruşmalı olarak temyiz edilmişse de miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı müteahhitten konut ve eklentisi olan depoyu satın aldığını, ancak satılan deponun aslında apartmanın kazan dairesi olduğunun sonradan anlaşıldığını öne sürerek, bedelsiz kalan senedin ve icra takibinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı TKHK'nun 2. maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada Alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları... mal, Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi tüketici, Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri satıcı olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise, Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde davacı tüketici ile davalı satıcı arasında konut satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir.
Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre her iki tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın her iki taraf yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle her iki tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 20.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy