(1136 S. K. m. 163)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, arsa sahibi davalıların iş yeri yapım sözleşmesi nedeniyle dava dışı kooperatif ve müteahhitleri ile olan davalarla olan davalarında davalılar vekili olarak temsil ettiğini, lehe ve aleyhe açılan davaların kazanıldığını, ihtarname ve icra işleri olarak hukuki yardımlarının da olduğunu, aralarında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığını, 19.11.2002 tarihinde azledildiğini ileri sürerek, davalıların payına düşen %15 oran üzerinden hesaplanan 33.240.250.000 TL vekalet ücreti ile maktu ücretlerinin, fazlasının saklı tutarak 13.12.2002 tarihinden faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacı ile aralarında tek nüsha yazılı ücret sözleşmesinin olduğunu, % 5 üzerinden anlaştıklarını, davacının bunu ibrazdan kaçındığını, davacının her hukuki işlem için ayrı ücret talebinde bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, % 10 oranı üzerinden 20.163.826.750 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiş hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Anayasa mahkemesi 8.2.2008 tarihinde Avukatlık Kanununa 13.1.2004 tarihinde 5043 sayılı kanun ile eklenen geçici 21. maddeyi iptal etmiştir. Bu durum avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıklara, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir. Somut olayda taraflar arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi olduğu ispatlanamamıştır. Hal böyle olunca davacı avukatın vekalet ücretinin, Avukatlık Kanunu 163/son maddesine ve takip ettiği davalarda görev üstlendiği yani, davacı tarafından açılan davaların açıldığı daha önce başka avukatlarca açılıp da sonradan vekil olarak takip etmeye başladığı tarihlerde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre belirlenmesi gerekirken, gerekçesine % 10 oranında vekalet ücretine hükmedildiği açıklanmasına rağmen ne şekilde hesaplandığı anlaşılamayan 20.163.826.750. TL üzerinden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 13.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy