(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 13, 404)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kendisinin emlak komisyoncusu olduğunu ve davalılara ait taşınmazın satışına aracılık etmesi hususunda davalılar ile 9.4.2003 tarihli sözleşmeyi düzenlediklerini, sözleşme gereğince taşınmazın davalılar tarafından satılması halinde dahi komisyon ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalıların kendisine haber vermeden taşınmazı sattıklarını ileri sürerek sözleşme gereği ödenmesi gereken toplam 4000 doların tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra-inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılar, düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile sözleşmede kararlaştırılan 2000 dolar komisyon ücretine ilişkin olarak itirazın iptaline, cezai şart olarak istenen 2000 dolarlık fazla istek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının dava dilekçesine eklediği tellallık sözleşmesinde davacının imzası olmadığı gibi icra takibine dayanak yapılan ve talepnameye eklenen sözleşmede de davacının imhası bulunmamaktadır. Borçlar Kanununun 13 ve 404. maddeleri gereğince gayrimenkul tellallığı akti yazılı şekilde yapılmalı ve akit yapılırken her iki taraf binlikte bu akdi imzalamalıdır. İmzalardan birinin sonradan tamamlanması dahi akdi geçerli hale getirmez. Dayanak sözleşmede davacının imzası bulunmadığına göre ortada geçerli bir tellallık sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Bozma, neden ve şekline göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 18.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy