MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mükererer tahsilatın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, malik olduğunu söyleyen davalı ... ...’den 41 numaralı işyerini 10.5.2000 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, 10.7.2001 tarihine kadar olan kiraları davalı ...’e ödediğini, daha sonra davalılarla kiraların mülkiyet sahibi diğer davalı ... ...’a ödenmesi hususunda anlaştıklarını, buna istinaden 1.8.2001 – 1.5.2003 tarihleri arasındaki kira bedellerini davalı ...'un banka hesabına ödediğini, ancak davalı ...'ın kira bedellerinin ödenmediğinden bahisle kendisi aleyhinde icra takibi yaptığını, icra ve tahliye tehdidi nedeniyle icra dosyasına ödemede bulunduğunu, bu itibarla aynı döneme ilişkin mükerrer ödeme yapmış olduğunu, bu olaylardan dolayı manevi yöndende acı çektiğini, belirterek mükerrer ödediği 1.984.500.000 Tl. ile 600.000.000 Tl. manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı, ... ... davanın reddini dilemiş, diğer davalı ... ise kendisine ait taşınmazı kiralaması için diğer davalıyı yetkilendirdiğini, davacının kendisini zor duruma sokmak için hesabına para yatırdığını ne kadar para yattı ise onu iadeye hazır olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. HUMK.nun 388/3 maddesi mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin bulunması gerektiğini hükme bağlamaktadır. Davacı bu davada aynı döneme ilişkin olarak mükerrer ödemede bulunduğunu iddia etmesine ve davalı ...’ta fazladan ödenen parayı iade etmeye hazır olduğunu belirtmesine rağmen kararda bu hususta herhangi bir açıklama ve gerekçe bulunmadığı gibi, kararın usulün 388/3. maddesinde yer alan hususları da taşımadığı anlaşılmaktadır. Oysaki az yukarıda açıklandığı üzere mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması Anayasa hükmü olduğu gibi, kararında usulün 388. maddesinde yer alan hususları kapsaması zorunludur. Mahkeme kararının bahsi geçen yasa hükümlerine aykırı olduğu görülmektedir. Mahkemece de değinilen bu yön göz ardı edilerek gerekçesiz bir şekilde ve usulün 388/3 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, , peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.