MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının düzenlediği taksitle otomobil kampanyasına katılıp araç satın aldığını,süre uzun olduğu için kendisinden teminat senetleri alındığını, şirketin gönderdiği ödeme planına göre her ay düzenli olarak ödeme yaptığını, 31.12.1998 de taksit borçlarının tamamını ödediğini, ...’ de ikamet ettiğinden senetleri almadığını,senetleri ödememsi halinde davalının sözleşme gereği iki ay üst üste ödenmeyen senetleri takibe koyması gerekirken 3 yıl sonra kötü niyetle 5 ayrı icra takibi yaptığını, ileri sürerek 31.12.1998 tarihi itibarı ile borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, dava tarihi itibariyle borcunun 1 234 729 300 Tl, 23.5.2005 tarihi itibariyle 689 143 988 TL borçlu olduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan aldığı otomobilin taksitlerini ... olmasına rağmen geri almadığı senetlerin 3 yıl sonra takibe konduğunu,31.12.1998 tarihi itibarı ile bütün borcunu yatırdığını bu tarih itibarı ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 18.7.1996 kampanya bitiş tarihli olup, ilk taksidin aylık 38 501 000 TL , sonraki taksitlerin gelecek zamların taksitlere intikali sebebiyle değişen şekilde 30 ay ödemeli olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dosyada davacıya ait ödeme planı ile davacıdan alınan senetlerin neler olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davacı tarafça 5 adet takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmiş olmasına rağmen dava konusu ... 20. İcra Müdürlüğünün 2001/11440 sayılı dosyasının celp edilip incelenmediği görülmüştür.Dosyada mevcut bilirkişi raporu ile davacının 1998 Mart ayına kadar ödemelerini düzenli yaptığı, sonrasında senetleri ödemediği protesto edildiği bildirilmekte ise de, davacı 31.12.1998 tarihinde kalan borcu sorarak tümünü yatırdığını ileri sürmüş ancak davalı tarafça kendisine kalan borç olarak bildirimde bulunulduğunu ispatlayamamıştır. Sözleşme gereği fiat artışlarının taksitlere yansıması kararlaştırılmış olduğuna göre, taksit miktarındaki artışların davacıya bildirilmesi gerekmektedir.Dosya içerisinde davacıya bu konuda bildirimde bulunulduğuna ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi taksit ödemeleri dışında ara ödemeler için de senetler düzenlendiği anlaşıldığından ; mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak davacı tarafından davalıya verilen senetlerin dökümünün taraflardan celbi ile davacı tarafından yapılan ödemeler çıkarılmak sureti ile ve davalı tarafça 1998 yılına ait senetlerin 2001 yılına kadar bekletilerek takibe konmuş olması hususu da gözetilerek davacının 31.12.1998 tarihi itibarı ile borcunun bitip bitmediğinin tespiti ile dava konusu takiplerden dolayı ne kadar borçlu olduğunun belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken , sonraki ödemeler gözetilmek suretiyle ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 17.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy