MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılar ..... yüklenici, diğer davalıların arsa sahibi olduklarını, taşınmazda yapılan binanın 2 nolu dairesini 21.7.2004 tarihinde 33.000.00 YTL’ye haricen satın alarak, daireye taşındığını ve 10.000 00 YTL masraf yaptığını,29.3.2005 tarihli belediye yazısında dairenin projesinde sığınak olduğunun belirtildiğini,satış bedelini ödediği halde sığınak olarak tescil edilmesi sonucu tapusunun verilmediğini bildirerek, müspet, menfi ve munzam zararları karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik,43.000.00 YTL’nin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ...., davacının tapuda hisse satın aldığını,kat mülkiyetini haiz daire satın almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasında “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı” belirtilmiştir. Temyize konu iş bu dava, taraflar arasında düzenlenen konut (projesinde sığınak) satış sözleşmesinden kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir. Taşınmazın aynına
taalluk etmekte olup, bu kabil satışlarda resmi şekilde yapılması gerekir. Taraflar arasında satışa konu taşınmaz tapulu olup, kat mülkiyeti yasası uygulamasına göre sığınak olarak tescil edilmesi gerektiği Belediye Encümeninin 29.5.2005 tarihli kararından anlaşıldığı gibi ihtilaflıda değildir. Harici satış sözleşmesine konu taşınmaz, mimarı projede sığınak olduğu ortak mahallerden olduğundan satış sözleşmesi geçersizdir. Uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinde görülmesi için geçerli bir sözleşme olması gerekir. Sözleşme geçersiz olduğundan 4822 sayılı kanun ile değişik, 4077 sayılı kanundan kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu olmayıp anılan yasanın uygulanması mümkün değildir. Dava Borçlar Kanununun Genel Hükümlerine göre açılmış geçersiz sözleşme nedeniyle nisbet ve menfi zararların tahsili isteğine ilişkindir. Öyle ise Tüketici Mahkemesi görevli değildir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, kazanılmış hak söz konusu olamaz. Bu nedenlerle mahkemece davanın Genel Mahkemede görülmesi üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davacının sair hususların incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle sair hususların incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine,23.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy