MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının 1.4.2000 başlanğıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğunu, davalının 2001 ekonomik krizini sebep göstererek uyarlama davası açtığını, mahkemece aylık kiranın 2.435 Dolar olarak tespit edilip sabitlendiğini, ödemenin günümüze kadar bu şekilde yapıldığını, 2002 Yılı Eylül ayı itibariyle enflasyonun etkilerinin ortadan kalktığını, ödemenin sözleşme ile belirlenen miktarın altında kaldığını, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek kira sözleşmesinin 4. maddesinin aynen uygulanmasına ve sözleşmede yazılı kira ücretleri üzerinden sözleşmenin yeniden uyarlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 1.4.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıllığına kiralanıp, her yıl ödenecek aylık kiranın dolar olarak belirlendiği ve 2001 yılındaki ekonomik kriz nedeniyle kiracının açtığı uyarlama davası sonucu, 23.6.2005 tarihli kararla aylık kiranın dava tarihi olan 1.5.2001 tarihinden itibaren 2435 dolar olarak uyarlanmasına karar verilmiş, ve hüküm; temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Hükmün kesinleşmesinden sonra davacı kiralayan, mahkemece uyarlanan miktarın ilk davadan sonra ekonomik krizin sona ermesi dolar olarak belirlenen kiranın zaman içinde artmaması nedeniyle, ilk uyarlama davasındaki kiracı lehine oluşan şartların ortadan kalktığını bildirerek, kira sözleşmesinin uyarlanarak değiştirilen 4. maddesindeki yıllara göre belirlenen aylık kiralar olarak uyarlanmasını istemiştir.
Hukukumuzda sözleşme serbestliği ve sözleşmeye bağlılık temel ilke olarak kabul edilmiştir. Sözleşme serbetliği ilkesi tarafların birbirleri karşısında eşit hak sahibi olarak bulunmalarını gerektirir. Sözleşmeye bağlılık ilkesine göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Yani sözleşme koşulları taraflardan birisi için sonradan çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile, taraflar edimlerini aynen yerine getirmelidirler. Hukuki güvenlik doğruluk ve dürüstlük kuralının bir gereği olarak, sözleşme hukukunun temel ilkesini sözleşmeye bağlılık ilkesi oluşturmaktadır ancak bu ilke hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Sözleşme yapıldığı anda karşılıklı edimler arasındaki mevcut denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesi ile büyük ölçüde taraflardan birisi aleyhine aşırı olarak katlanılamıyacak derecede bozulmuş ise, sözleşmeye bağlılık ile sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki olur ve bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak MK. 2-4 maddelerinde belirtilen adalet hakkaniyet ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı bir durum yaratır hale gelir. Bu aykırılık sözleşmenin değişen şartlara uyarlaması ilkesi ile giderilmelidir.
Uyarlama genel olarak ve önemli ölçüde uzun ve sürekli borç ilişkilerinde söz konusu olur. Sözleşmeye müdahele istinai yardımcı bir yoldur. Her istenildiğinde sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksinin kabulü özel hukuk sistemimizdeki geçerli olan "İrade özgürlügü -sözleşme serbetisi- sözleşmeye bağlılık" ilkelerinden sapma tehlikesi söz konusu olur.
Davalı kiracının açtığı ilk uyarlama davası sonucu kira bedeli davanın açıldığı 1.5.2001 tarihindeki şartlara göre uyarlanmıştır. İstisnai bir yol olan ikinci uyarlama davasının kabul edilebilmesi için de ilk davanın açıldığı tarihten bu davanın açıldığı tarihe kadarki sürede ekonomik krizde sona erdiğine göre, uyarlamayı gerektirecek ekonomik, çevresel ve sosyal şartlarda taraflar arasında oluşturulan ekonomik dengeyi bozan, dolar olarak belirlenen kiranın düşük kalmasına neden olan bir değişikliğin ortaya çıkması ve bu dengesizliğin davacı için çekilmez aşırı bir boyutta olması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususlar üzerinde durulup, 2435 dolar olarak uyarlanan kiranın 1.5.2001 tarihinde ve bu davanın açıldığı tarihte kaç lira olduğu çevrede kirayı etkileyen ne gibi gelişme ve değişmeler olduğu açıklanıp irdelenmemiş, sadece kurlarındaki artışın yetersiz kaldığından bahisle kiranın uyarlanması gerektiği sonucuna gidilmiştir. Bilirkişilerin bu raporları açıklanmalı ve gerekçeli olmayıp hüküm kurmaya yetersizdir. Böyle bir rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Öte yandan ilk uyarlama kararı ile, sözleşmenin 4. maddesinin her yıl için belirlenen aylık kiraların belirlenmesine dair kararlaştırma ortadan kalktığı için, mahkemece, ancak dava tarihi itibariyle kiranın uyarlanmasında karar verilebilir. Dava tarihinden sonraki yıllar kirası hakkında ve sözleşmedeki ortadan ... hükmü canlandıracak şekilde karar verilmeside doğru değildir. Öyle olunca mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeni bir uzman bilirkişi heyetinden 1.4.2001 tarihinden bu davanın açıldığı tarihe kadar uyarlama şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği şayet gerçekleşmiş ise dava tarihi itibariyle aylık kiranın kaç dolar olabileceği hususunda açıklamalı gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmelidir. Aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.