(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı S.. otomotiv Ltd. Şti. den satın aldığı citroen marka aracın bir çok kez arızalandığını, araçtan sürekli ses gelmesi nedeniyle bir çok parçanın değiştirildiğini, yine de ses gelmeye devam ettiğini, Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu bedel iadesine karar verildiğini, bu kararla başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu araçta ayıp bulunmadığını, aracın kullanıldığı yolların bozuk ve kasisli olması nedeniyle araçtan ses geldiğini, davacının şikayetleri üzerine memnun olmasını sağlamak için aracın amortisörlerini, direksiyon kutusunu, hava yastığını değiştirdiklerini ve ayarlarını yaptıklarını, bedel iadesi isteminin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı Birleşen dava ile Tüketici Hakem Heyeti kararının İptalini istemiştir.
Mahkemece; Asıl davanın kabulüne, aracın satışına ilişkin sözleşmenin feshine, davalın Bursa 6.İcra Müdürlüğünün 2004/6586 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 25.925,78 YTL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine Birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması gerekir. Bu davada ise alacağın varlığı yargılama gerektirdiğinden alacağın likit olduğu söylenemez. Hal böyle olunca icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3- Mahkemece davacının ödediği bedelin tahsiline karar verildiği halde, halen davacının zilyetliğinde bulunan aracın davalıya iadesine karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi gereğidir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın Hüküm başlıklı bölümünün 2 nolu bendinde yazılı söz ve rakamların tamamen karardan çıkartılmasına, yerine Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine söz ve rakamlarının yazılmasına, ayrıca 9.bentten sonra gelmek üzere 10-Davacının zilyetliğinde bulunan dava konusu aracın davalıya iadesine söz ve rakamların yazılmasına kararın bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy