MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalıya sattığı eski inşaat malzemelerinin bedelinin ödenmediğini bildirerek 9.060 YTL malzeme bedelinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı malzemeyi teslim aldığını ancak kullanamadığı için iade etmek istediğinde davacının geri almadığını iadeye hazır olduğunu bildirerek davanın reddini dilemiş,karşı davasında 7.100 YTL alacağının davacı karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,davanın kabulü ile 9.060 YTL nin davalıdan tahsiline,karşı davanın kısmen kabulü ile 2.600 YTL nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava davacı tarafından ... Limited Şirketi ... aleyhine açılan alacak davası olup davalı şirkete verilen malzeme bedelinin tahsili talep edilmiştir.Davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde ... Limited Şirketini temsilen ... tarafından davanın reddi ile karşı davasında 7.100 YTL karşı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Buna göre gerek asıl davadaki davalı ile karşı davadaki davacının ... Limited Şirketi olduğu anlaşılmasına rağmen karar başlığında tarafların davacı karşı davacı sıfatları belirtilmediği gibi, karşı dava ile ilgili hüküm kurulurken davacı olarak ...’in davasının kısmen kabulüne, tahsil edilecek paranın ...’e verilmesine, mahkeme masraflarının da ...’den alınmasına şeklinde hüküm kurulmak suretiyle davalı ve karşı davacının sıfatında ve hükmün infazı sırasında
tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması HMUK’un 388,389.maddeleri hükmüne aykırıdır. HMUK’un 388 ve devamı maddelerinde mahkeme kararlarının taşıması gereken unsurları ile verilen kararla iki tarafa yüklenen vazife ve hakların ve istek sonuçlarından her birinin açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça yazılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan gerekçe ile kararın davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 31.1.2008 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy