MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davalı ... adına kayıtlı bulunan Otomobilin davalılar tarafından 13.5.2000 tarihli adı yazılı sözleşme ile 31.500 DM bedelle davacı ...'a satıldığını, noter satışında ise alıcı olarak davacı şirketin gösterildiğini, bedelinde davacı şirket tarafından ödendiğini, ancak aracın 22.8.2000 tarihinde gümrük muhafaza memurları tarafından ellerin alındığını ve 15.3.2001 tarihinde tekrar iade edildiğini, aracın hukuki ayıplı olduğunu ileri sürerek otomobilin yediemine teslimini, ödenen bedel ile aracı kullanmamaktan kaynaklanan 1.500 YTL maddi, 1500 YTL manevi tazminat ve ödenen 216.76 YTL taşıt alım vergisinin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ... ..., kendisinin sadece aracın satımında aracılık ettiğini, kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuş, davalı ... ise ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, satış tarihlerinde bir sorun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davacı ...'un davası ile davalı ... ... hakkındaki davanın reddine, satış bedeli olan 25.000 Dm ile 216,76 YTL taşıt alım vergisinin davalı ...'dan faiziyle birlikte tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Satıcı davalı ... ile davacı ...arasında düzenlenen 13.5.2000 tarihli adi yazılı sözleşme sonrası aktedilen 6.7.2000 tarihli kat'i satış sözleşmesi ile
2007/12651-2008/2946
aracın davalı ... tarafından davacı şirkete satıldığı, gümrük işletmelerinde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle gümrük memurları tarafından 22.8.2000 tarihinde aracın zaptedildiği ve aracın kaydına "satılamaz" şerhinin 20.7.2000 tarihinde işlendiği ve akabinde dava konusu aracın 15.3.2001 tarihinde davacılara iade edildiği husunda da uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ağır Ceza Mahkemsinde görülen dava sonucunda, gümrük işlemleri sırasında beyan edilen değerlerin doğru olduğu, yasaya aykırı işlem yapılmadığı ve düzenlenen belgelerinde doğru olduğu gerekçesiyle sanıkların beraatlerine ve araçların sahiplerine iadesine karar verilip hükmün kesinleştiğide dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, aracın önce zaptedilip akabinde davacılara iadesinde davalı ...'nın herhangi bir kusurunun ve sorumluğunun bulunmadığı anlaşıldığı gibi olayda B.K.'nun 189. maddesinedeki şartlarında oluşmadığı belirgindir. Öte yandan aracın kaydında halen satılamaz şerhi bulunmakta isede, davacılaran ceza mahkemesi kararını ibraz ederek araç kaydı üzerinde "satılamaz" şerhinide kaldırmaları mümkün bulunmaktadır. Mahkemece değinilen bu hususlar gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 3.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.