MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi olan davalıya 228 ve 5170 parsel numaralı taşınmazlarını dava dışı vekili ... aracılığıyla tapuda 3.1.1996 tarihinde sattığını, satış bedeline karşılık 7.750.000.000 TL meblağlı çek aldığını,çek bedelinin ödenmemesi üzerine 1998 yılında bu iki taşınmazın tapu kayıtları üzerine tedbir koydurttuğunu,davalının konulan tedbirin kaldırılması halinde borcuna karşılık 130.000 USD ödemeyi taahhüt etmiş olmasına rağmen ödemediğini ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesini istemiş; 25.04.2006 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de davaya konu taşınmazların satışı için dava dışı ...’e vekaletname vermiş olmasına rağmen satışı vekil olmayan ...’ün gerçekleştirdiğini,taşınmazlarının hata,hile ve muvazaalı olarak elinden alındığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline ,bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 175.500 YTL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalı,taşınmazların satış bedellerinin tapuda satışları sırasında ödendiğini,elinde ibraname bulunduğunu, zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmazların davcının yetkili vekili aracılığıyla satıldığı ve satış bedelinin ödendiği,bu yönde taraflar arasında ibraname ve feragatnameler düzenlendiği, gerekçe gösterilmek suretiyle alacak davası yönünden ispat edilemeyen ; terditli açılan tapu iptali ve tescili davasının da zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı,20.12.2005 gününde açtığı davasında aralarındaki akti ilişkiye dayanarak davalıdan alacak isteminde bulunmuş; daha sonradan 25.04.2006 gününde verdiği ıslah dilekçesiyle de satış işlemini gerçekleştiren vekilin yetkili vekil olmadığından, taşınmazlarının hata,hile ve muvazaalı bir şekilde elinden alındığından bahisle tapu iptali ve tescili, olmadığı taktirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; ise alacağa yönelik dava yönünden ispat edilemediği; terditli açılan tapu iptali ve tescili davası yönünden de zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki davacı, sonradan verdiği dilekçesiyle 20.12.2005 gününde açtığı alacak davasını ve dayandığı maddi vakıalarıda değiştirmek suretiyle ıslah ettiğine göre artık açılan alacak davası yönünden hüküm kurulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Islaha konu edilen ve terditli açılan davada ise defi niteliğinde olan zamanaşımı itirazının söz konusu olması halinde, mahkemece talep hakkının zamanaşımına uğramış olduğu kabul edildiği takdirde, işin esasına geçilmeden davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Ancak dava konusu hakkın zamanaşımına uğramadığı, ya da zamanaşımı definin süresinde ileri sürülmediğninin kabulü halinde işin esası incelenerek esastan hüküm kurulabilir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde davanın hem zamanaşımından hem de esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 550 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıy ödenmesine, 05.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.