MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, tarlasında kullanmak üzere davalıdan satın aldığı dalgıç pompasının ayıplı çıktığını, tarladaki mahsulü sulayamaması nedeniyle de zarar gördüğünü ileri sürerek, pompa bedeli olan 2.950,00 YTL ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500,00 YTL maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tüketici mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde 2007/13399-2008/2915
tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Yasada açıklandığı üzere Tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan, veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişidir. Somut uyuşmazlıkta ise davacı, dalgıç pompasını mesleki amaçlarla satın alıp kullanmakta olduğundan, anılan yasada tanımlanan “tüketici” tanımına uymamaktadır. Bu nedenle olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı gibi, eldeki davaya bakma görevi de Tüketici Mahkemesinin değil, Asliye Hukuk Mahkemesinindir. O halde mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla ve genel hükümler çerçevesinde yargılama yapılması gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-HUMK.nun 25. maddesinin 3. fıkrasında, “Yargıtay’ca verilen mercii tayini kararları ile temyiz incelemesi sonucu kesinleşen göreve ve yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar” hükmü bulunmakta olup, daha önce davanın açıldığı Sulh Hukuk Mahkemesince, “davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan” bahisle verilen görevsizlik kararı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince 25.12.2006 tarihinde onanmış olduğundan, davaya anılan yasa hükmü gereğince de, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması mümkün değildir. Mahkemece HUMK’nun 25/3. maddesinin gözardı edilmiş olması da ayrıca bozma nedenidir.
3-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda 1 ve 2 no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3 no’lu bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının iadesine, 3.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.