.... İnş. Ltd. Şti. vekili avukat ... ile 1-... 2-... 3-... vekili avukat Havva ... aralarındaki dava hakkında ... 9.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.6.2006 tarih ve 1049-166 sayılı hükmün Dairenin 22.1.2007 tarih ve 13585-411 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalılar ile düzenlenen 1.1.1994 tarihli 7 yıllık kira sözleşmesi ile kiracısı olduğu taşınmazın her yıl kirasının ayrı ayrı tespit edildiğini,davalılar tarafından açılan uyarlama davası sonucu 810,00 YTL olan 1997 yılı kirasının 1.1.1997 tarihinden itibaren 1.800 YTL ye çıkarıldığını, 1.12.2002 tarihine kadar bu rakamın geçerli olduğunu, dava bitiminde davalıların kendilerinden 18.240.440.000 TL kira bedeli farkı istediklerini, aslında istenmesi gereken kira fakının 6 765 140 000 TL olduğunu, kendilerinden 11.475.000.000 TL.bedel istediklerini fazladan istenen bu para ile birlikte bu paranın vekalet ücreti olarak 830.000.000 TL tahsil harcı olarak 413.000.000 TL faizi olarak da 1.362.000.000 TL’yi fazladan yatırmak zorunda kaldıklarını belirterek, fazladan yatırmak zorunda kaldıklarını belirttikleri bu paranın işlemiş faizleriyle birlikte toplam 21.577.000.000 TL’ yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, fazla ödeme olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de kira sözleşmesinde % 50 artış maddesi olduğunu, 1.1.1998 tarihinden itibaren uyarlanan 1997 yılı kirasının %50 artışları ile ödenmesi gerekirken davacının artış yapmadan ödediğini ileri sürerek, 1.1.1998 tarihinden 31.12.2000 tarihine kadar davacının 77.625.441.000 TL. kira farkı borcu olduğunu idia ederek aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini; ayrıca karşı dava ilede bu paranın yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece, kira sözleşmesinde %50 artış maddesinin olduğunun kabulü ile bilirkişi raporuna dayanılarak asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne,77 625 441 000 TL asıl alacak, 42 133 364 365 TL işlemiş faiz toplamı 119.758,81 YTL nin karşı davalıdan tahsiline, asıl alacağa karşı dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş olup; hüküm davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiş, karar; Dairemizin 22.1.2007 gün 2006/13585 esas, 2007/411 karar sayılı ilamı ile onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
2007/14226-2008/1506
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı- karşı davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında 1.1.1997 tarihli 7 yıl süreli kira sözleşmesinin yapıldığı, kira sözleşmesinde her yıl kirasının ayrı ayrı miktar olarak tespit edilmiş olduğu tartışmasızdır. Davalı-karşı davacılar her ne kadar yıllar itibarı ile ayrı ayrı tespit edilen miktarların % 50 artışla bulunduğunu bildirmiş ise de esasen kira sözleşmesinde artış maddesi bulunmamaktadır. Davalılar -karşı davacıların açtığı uyarlama davası sonucu kesinleşen kararla 1.1.997 tarihinden itibaren net kiranın 1.800,00 YTL olduğu anlaşılmaktadır. Uyarlama davası ile kira sözleşmesinin bedel ile ilgili maddesine müdahale edilmiştir. Davalılar-karşı davacılar tarafından sonraki dönemler için yeniden bir tespit davası açılmadığına göre kira bedelinin sonraki dönemler için de 1.800,00 YTL olduğunun kabulü gerekmektedir.Hal böyle olunca mahkemece 1.800,00 YTL üzerinden aylık ödeme yapılması gerektiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, mahkemece artış maddesi olduğu kabul edilerek düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Kabule göre de, davalı-karşı davacıların, davadan önce kira bedelleri konusunda davacı-karşı davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.BK 101/1 maddesi uyarınca “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur”. Bu durumda mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde işlemiş faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki 2. ve 3. bendlerde açıklanan bozma nedenlerinin daha önce yapılan temyiz incelemesinde zuhulen gözden kaçırılmış olduğu bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından davacı-karşı davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte gösterilen nedenlerden dolayı davacı-karşı davalının sair karar düzeltme nedenlerinin reddine, 2. ve 3. bendde gösterilen nedenlerle karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemiz 22.1.2007 gün 2006/13585 esas 2007/411 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının az yukarıda açıklandığı şekilde BOZULMASINa, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 7.2.2008 gününde oybirliği karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy