MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki feshiye ve tasfiye davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 7.10.1999 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi düzenleyerek Bayındırlık ve İskan Bakanlığının ihaleye çıkardığı geçici iskan konut alanlarında okul yapım ihalesini aldıklarını, 58 adet okul yapım işini üstlenip işi tamamladıklarını, sözleşme gereğince ortaklık payının % 40 olduğunu, davalıya vekalet verip adına yapılması gereken işleri davalının yaptığını, ancak davalının istihkak ve hakedişleri ortaklık hesabına aktarmadığını, kardan hissesini vermediğini, ortak alınan malları başka işlerinde kullandığını, adi ortaklığa ait demirbaş ve imalat fazlası mallardan payına düşeni de vermediğini belirterek, adi ortaklığın sona erdiğinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile alacağı olan 100.000.000.000 TL’nin en yüksek kredi faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, davacının işlerini kardeşine vekalet vererek takip ettirdiğini, tüm ödemelerin de kardeşine yapıldığını, ortaklığa alınan malların başka işlerde kullanılmadığını, davacının alacağı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davacının dava dışı kardeşine verdiği vekaletnamede, davacı adına para tahsil etme yetkisi bulunmadığı, bu nedenle dava dışı kardeşe yapılan ödemenin davacıya yapılmış sayılamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının adi ortaklıktan alacağı olup olmadığı konusunda ortaklığa ait kayıtlar incelenerek yapılan bir değerlendirme olmadığı, bu durumda mahkemece idareci ortak olan davalıdan adi ortaklığa ait defter ve hesapları istenip tarafların anlaşıp anlaşamadığı yönler üzerinde durularak, anlaşamadıkları hallerde B.K. 538 ve sonraki maddeleri gözetilerek mahkemece ortaklığın bizzat tasfiyesi yoluna gidilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda, bilirkişi raporu ile davacının adi ortaklık nedeniyle 711.166,67 YTL kar payı alacağı olduğunun belirlendiği, davacının kar payı dışındaki taleplerinden vazgeçmesi nedeniyle davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, ortaklığın bu şekilde fesih ve tasfiyesine, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 YTL’nin tahsilini istemiş, bu miktarın hangi istek kalemlerine ilişkin olduğunu açıklamamış, 11.12.2006 tarihli dilekçesinde ise, istediği 100.000,00 YTL’nin 90.000,00 YTL’sinin kar payı alacağı olduğunu, 10.000,00 YTL’sinin ise adi ortaklığa ait olup davalı elinde kalan malzeme bedeli olarak istediğini açıklamıştır. Kar payı alacağının bilirkişi raporu ile belirlenmesinden sonra 19.7.2007 tarihli celsedeki beyanında; raporla belirlenen 711.166,67 YTL alacak dışındaki tüm taleplerinden vazgeçtiğini bildirmiştir. O halde mahkemece, davacının kar payından olan alacağını dava miktarını ıslah etmediğine göre 90.000,00 YTL ile sınırladığı dikkate alınarak davanın 90.000,00 YTL yönünden kabulü ile 10.000,00 YTL’lik malzeme bedeline ilişkin talebinden vazgeçmesi nedeniyle bu kalem isteğin reddine ve bu miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken talep aşılmak suretiyle ve reddi gereken miktar için de davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.