MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisi aleyhine dava açıp kazandığını, kararı icraya koyması sonucu hükmedilen miktarı icra dosyasına yatırdığını, daha sonra temyiz etmesi sonucu kararın bozulması üzerine davalının tahsil ettiği parayı icra dosyasına yatırdığını, ancak davalının tahsil ettiği paranın yedinde kaldığı süre içindeki faizi ödemesi gerektiğini ileri sürerek 7.000 YTL'nin tahsili istemiştir.
Davalı, davacının icra dosyasına yatan parayı iade alırken itiraz hakkını saklı tutmadığını, İ.İ.K. 40. maddesi uyarınca aldığı parayı iade ettiğini, davacının mahkeme kararını temyiz ederken tehiri icra kararı almayarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının iade edilen paranın işlemiş faizini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının davacı aleyhinde açtığı dava sonunda verilen kararı icraya koyarak davacının banka hesabına bloke konulması suretiyle icra dosyasına aktarılan parayı 29.12.2003 tarihinde icradan aldığı, mahkeme kararını davalı tarafından temyizi sonucu kararın bozulduğu ve davalının aldığı parayı 27.12.2005 tarihinde icra dosyasına yatırdığı hususu ihtilafsızdır. Hemen belirtmek gerekirki davacının banka hesabından cebri icra vasıtasıyla para alındığı ve davalıdan bozulan karar sonrası yasa hükmü gereği parayı icra dosyasına iade ettiği için davacının icra dosyasına yatan parayı alırken ihtirazi kayıt koyup koymamasının olaya etkisi bulunmamaktadır. Davacının iradesi dışında mal varlığından çıkan para nedeniyle bunun faiz gelirinden yoksun kaldığı, davalının da bu paranın faizinden gelir elde ettiği veya edebileceği hususunda duraksama bulunmamalıdır. Bu itibarla davalı, icra marifetiyle yedine geçirdiği paranın yedinde bulunduğu süre içindeki faiz miktarını davacıya iade etmekle yükümlüdür. Mahkemece değinilen bu yön gözetilrek; davalının yedinde kalan paranın yedinde kaldığı süre içinde getirebileceği yasal faiz hesaplanarak bulunacak miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul veyasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy