MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 1.11.1997 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracısı olup, aylık kiranın 660.00 YTL olduğunu, davalının hakkında 1.11.2005 tarihinden itibaren 3 aylık kira bedeli farkının ödenmediği iddiası ile icra takibine geçtiğini halbuki 1.11.2005 tarihinden itibaren son kira bedeline ÜFE endeksine uygun olarak artış yapıp bu kiraları ödediğini bildirip, ... 5.İcra Müdürlüğünde başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine, asıl davada 4.000,00 YTL birleşen davada 15.209,98 YTL’lık toplam ödenen 19.209,98 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren isteyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdadını, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmedeki %70 artış şartının tarafları bağlayıcı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 1.11.1997 tarihli, 5 yıl süreli sözleşme ile, davalının Süpermarket (satış mağazasını) davacıya aylık 660,00 YTL bedelle kiraya verdiği, sözleşmenin özel şartlar 6. maddesinde “ her yıl hiç bir ihtara gerek kalmaksızın, kira bedeli üzerinden %70 oranında artış yapılacaktır” hükmünün yer aldığı, davalı (kiralayan) tarafından davacı (kiracı) aleyhine 5 yıllık kira dönemi sona erdikten sonra 16.6.2003 tarihinde açılan kira tesbit davası 2007/15268-2008/4539
sonucunda, ... 6.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/1060 Esas- 1694 Sayılı kararı ile 1.11.2002-1.11.2003 dönemi bürüt kiranın hak ve nefaset kurallarına göre 8.000,00 YTL olarak tesbit edildiği ve kesinleştiği, davalının 6.Sulh Hukuk Mahkemesindeki dava derdest iken ... 5.Sulh Hukuk Mahkemesinde 1.11.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık kira parasının 6.Sulh Hukuk Mahkemesinde hükmedilecek miktar üzerinden TÜFE oranında artırım yapılarak tespitini talep ettiği, takipsiz bırakıldığı için 7.9.2005 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı tarafından 2004 ve 2005 yılları kirasının kesinleşen bürüt kira miktarı üzerinden gerekli artış yapılarak ödendiği hususu tartışmasızdır. Davalının 6.2.2006 tarihinde başlattığı icra takibi ile 1.11.1997 tarihli kira sözleşmesinde yer alan %70 kira artışından kaynaklanan artış farkını istediği anlaşıldığına göre, davalının 1.11.2002 ve 1.11.2003 tarihlerinden başlayan yeni kira dönemi için kira parasının tesbiti davası açıldığına, tebit edilen kira bedeli üzerinden %70 artış uygulaması yapılmayan davacı ödemelerine davalının itiraz etmemesine göre artık 1.11.1997 tarihli sözleşmedeki bu artış iradesinden vazgeçildiğini kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca, davacının 1.11.1997 tarihli sözleşmede yer alan %70 artış hükmüne dayanarak talepte bulunma imkanı yoktur. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.