MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki avukatlık vekalet ücreti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı kurum ile en son 24.01.2000 tarihli avukatlık sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereğince bir kısım icra ve dava takipleri yaptığını, sözleşmesinin 31.12.2002 tarihinde fesih edildiğini, sözleşme gereğince aylık 250.000 TL ödemeler yapıldığını, ancak 4.12.2001 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesi gereğince aylık 300.000.000 Tl ücret ödenmesi gerektiğini, buna göre 3.882.750.000 Tl ücret alacağının olduğunu, ayrıca takip ettiği davalarda karşı taraf aleyhinde hükmedilen toplam 944.686.139.TL ücretinde tarafına ödenmediğini ileri sürerek toplam 4.827.436.139 Tl vekalet ücretinin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının bir alacağının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, Davalı tarafından davacıya ödenen aylık ücret alacakları mahsup edildiğini belirterek, bakiye 720,00 YTL ücretin tahsiline davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki 24.1.2000 tarihli avukatlık sözleşmesine göre davacının aylık 250.000 TL sabit ücret ile avukatlık hizmeti vermeyi kabul ettiği tartışmasızdır. 2007/15278-2008/4543
4.12.2004 tarihli resmi gazete ile yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesinin birinci kısım 4. bölümünde “Kamu Kurum ve Kuruluşları ile Özel kişi ve Tüzel Kişilerin (Sözleşmeli Avukatlarına Ödeyecekleri Aylık Avukatlık Ücreti) 300.000.000 TL” olarak belirlenmiş olup, davacı Mayıs 2001 tarihinden itibaren Avukatlık Ücret Tarifesindeki bu artıştan ... haklarını saklı tutarak ücretlerini tahsil etmiştir. Böyle olunca davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ücretini aldığı mayıs 2001 tarihinden sözleşmenin fesih edildiği tarihe kadar asgari ücret tarifesinden ... ücret farkını isteyebilir. Mahkemece hesaplama yapılırken 250.000 Tl ücret yerine aylık ücretin sehven 250.000.000 olarak hesaplanması doğru değildir.Ayrıca Mahkemece davacı tarafından takip edilip fesih tarihinden önce sonuçlandırıldığı anlaşılan dosyalarda karşı taraf aleyhine hükmedilen vakalet ücretlerinin davalı kurumca tahsil edilen miktarlarada davacı lehine hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-Davacı avukatlık ücret sözleşmesine göre aylık 250.000 Tl ücret almayı kabul edip bu ücretin, davacı tarafından fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydının konulmadan mayıs 2001 tarihine ödendiği hususu tartışmasızdır. Davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan ücretin tahsil edildiği dönem için fark istenemeyeceği açık olup bu döneme ilişkin talebin reddi gerekip mahkemenin buna ilişkin aksi düşüncesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda bir nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, iki nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün daacı yararına, üç nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, 1.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy