MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıftayla
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile haricen yapılan 10.2.2007 tarihli devre mülk sözleşmesi gereği ödemeler yaptığını, halen davalıda senetleri olduğunu,sözleşmenin okutulmadığı gibi, bir nüshasının da kendisine verilmediğini, 21.3.2007 tarihli ihtarla sözleşmeyi fesh ettiğini, davalının kabul etmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshi ile ödenen bedellerin iadesine ve davalıda bulunan senetlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, süresi içinde, genel mahkemenin görevli olduğunu, şirket adresinin ... olup sözleşmede de ... Mahkemelerinin yetkili kılındığını savunarak görev ve yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın yetki yönünden reddine, mahkemenin yetkisizliğine, davanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava Tüketici sıfatı ile Asliye Hukuk mahkemesinde açılmış, davalının görev ve yetki itirazı üzerine mahkemece yetkisizlik kararı ile birlikte davanın genel mahkemede görülmesine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık harici devre mülk sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, geçersizdir. Tapuda devir yapılmak suretiyle harici sözleşmeye geçerlilik kazandırılması gibi bir durum da
bulunmamaktadır. Hal böyle olunca geçersiz sözleşmeye dayanılarak açılan davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekmektedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemenin öncelikle görev hususunu değerlendirmesi , yetkinin de görevli mahkemece gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece aynı kararla hem görevsizlik, hem yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy