MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kira bedelinin indirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 40 yılı aşkın süredir davalının kiracısı olduğunu,davalının kiralananda tadilat ve tamirat yapacağını,bundan sonra yine kendisine kiraya vereceğini söyleyerek kiralanandan tahliyesini sağladığını,tadilat ve tamirat yaptıktan sonra taahhüdüne uymayıp ihaleye çıkardığını,yıllık 1.220 YTL ödediği taşınmaz için bu kez 15.7.2007-31.12.2007 dönemi için 8.035 YTL (aylık 765 YTL) üzerinden sözleşme imzalamak zorunda kaldığını,ayrıca ihale evraklarında ve kira sözleşmesinde 11.50.m2 olarak gösterilen kiralananın gerçekte 5 m2 dahi gelmediğini,sözleşmenin hükümsüz olduğunu ileri sürerek sözleşmede kararlaştırılan kiranın 2.000.YTL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan resterasyon sonucunda davacının davaya konu taşınmazı gezip gördüğünü, buna dair belge imzaladığını, açık artırma sonucu kiraladığını,bir ay sonra kira tespiti isteyemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece,bilirkişi raporu esas alınarak davaya konu edilen dönem kirasının 2.820 YTL olarak tespitine karar verilmiş;hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davaya konu taşınmazda 40 yılı aşkın süredir kiracı olarak bulunduğunu, davalı kiralayanın tamirat ve tadilattan sonra yeniden kendisine kiraya vereceği taahhüdüyle kiralanandan tahliyesini sağladığını,ihale evraklarında ve sözleşmede 11.50 m2 olarak gösterdiği yerin gerçekte 5 m2 dahi gelmediğini,tadilat ve tamirattan sonra yüksek bedelle kiraya verildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı,önceki dönemde davalı ile aralarında yazılı kira sözleşmesine dayalı olarak kiracı olduğunu ve davalının taahhüdüne dayalı olarak kiralananı tahliye ettiğini yasal delillerle ispat etmiş değildir.Dosya içerisindeki davalının davacıya gönderdiği 31.10 2005 tarihli yazı kapsamından davacının anılan taşınmazda ... bu davaya konu edilen 15.2.2007 tarihli kira sözleşmesinin imzalanmasından önceki dönemde işgalci olarak uzun süre faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu yön davalının da kabulündedir. Davacı kiracı ,kiralananın mevcut durumunu resterasyon çalışması yapılmadan önce de yapıldıktan sonra da bilen yada bilmesi gereken durumundaki kişidir. Yine taraflar arasında sözleşme düzenlenmesinden önce davacı tarafından imzalanan 13.2.2007 tarihli ve ‘’YER GÖRDÜM BELGESİ’’ başlıklı tutanakta 11.50 m2 alanındaki kiralananı mahallinde gezip gördüğü yazılıdır. Kira sözleşmesi ve ihale şartnamesinde 11.50 m2 olarak gösterilen yerin brüt yada net olduğu hususunda bir açıklama bulunmadığı gibi bu miktarın net olduğu hususunda davalı kiralayanın bir tekeffülü de yoktur.Davacı kiracının eskiden beri faaliyette bulunduğu ve mevcut durumunu geçmişten bu yana bildiği taşınmazı mevcut hali ile görüp beğenerek ihaleye katılmış ve ihalenin kendi üzerinde kalması sonucunda da dava kiralayan ile serbest iradesiyle sözleşme imzaladığı açıkça anlaşıldığından, sözleşmenin imzalanmasından kısa bir süre sonra M.K'nun 2. maddesinde ifadesini bulan iyiniyet kurallarına aykırı olarak kira indirimi talebinde bulunamaz.Mahkemece,davanın reddine karar verilmesi gerekirken,emsal incelemesine göre hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 8.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.