MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki borçlu bulunmadğının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan aldığı 9.000 YTL. borç para için vade farkı ile birlikte 13.500 YTL. bedelli senet verdiğini ancak bedelini ödeyemeyince bu senedi yırttığını bildirip, tehdit ederek zorla 22.000 YTL. bedelli bir senet daha aldığını, yırttığını bildirdiği 13.500 YTL.bedelli senedi takibe koyduğunu, elinde zorla imzalattığı senedin de bulunduğunu ileri sürerek, 22.000 YTL. bedelli senedin iptali ile bu senet nedeni ile borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmaya gelmemiş, savunmada da bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şikayeti ile davalı hakkında zorla senet yağması ve kasden mala zarar vermekten Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığı ve halen derdest olduğu dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. BK.53. maddesine göre hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, ceza hakiminin mahkümiyet kararı ve ceza mahkemesindeki sabit görülen maddi vakalar bakımından bağlıdır. Hal böyle olunca mahkemece, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu ceza mahkemesi kararı sonucu beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy